Sevilmekte olduklarını gördüğüm çocuklar, gerçekten ahlâksız yaratıklardı ve gururum bu gözlemden kuvvet aldı; yalnız yaşıyordum. Zavallı kalbimi dolduran hisleri birilerine anlatıp dertleşmek imkânsız görülüyordu.
Kimselere içimi açamadığım için üzüntülerimi yine yıldıza söyler; bir çocuğun vaktiyle ilk sözlerini kekelediği o hoş iç cıvıltısı ile bunları ona anlatırdım.
"Bir yıldıza bakıyordum."
Yukarıda balkondan bizi dinlemekte olan annem seslendi.
"Bir yıldıza bakıyor olamazsın. İnsan sizin yaşınızda astronomi bilir mi?"
...
Fakat asıl dehşet verici, ceza olarak yıldızlara karşı beslediğim aşkla eğlenildi.