Merhaba sevgili kitap dostlarım️ Bugün sizlere yabancıyay son güzelliklerinden birinden, İlk Aşk İlk Günah’tan söz etmek için geldim. Önce konusundan bahsedeyim size biraz: Okulunun en popüler kızlarından biri olan Angela Wong on altı yaşındayken ardında hiçbir iz bırakmadan kaybolmuştu. Kimse, şimdilerde büyük bir firmanın yükselen yıldızı ve yöneticisi olan en yakın arkadaşı Geo’nun bir şekilde bu işe bulaşmış olacağından şüphelenmemişti. Ama on dört yıl sonra, Angela’nın kalıntıları Geo’nun çocukluk evinin yakınındaki ağaçlıkta bulunduğunda, hayatındaki en önemli iki kişiyi o gece kaybeden Kaiser nihayet her şeyi öğrenmişti. Herkes, gerçeğin nihayet gün yüzüne çıktığını düşünse de derinlere gömülmüş daha karanlık sırlar da vardı. O uğursuz gece yaşananlar herkesin bildiğinden çok daha karmaşık ve kan dondurucuydu. Angela ile aynı şekilde öldürülen yeni cesetler ortaya çıkmaya başladıkça takıntılı geçmiş, ölümcül şimdiyle iç içe geçecekti.
Polisiye gerilim okumayı o kadar seviyorum ki sürekli okusam bıkmam heralde. Bu kitap da elime ulaşınca bekletmek istemedim ve hemen başladım. Özellikle kapağındaki “Fırtınalı bir gece kadar karanlık ve sinir bozucu bir kitap” ibaresi beni teşvik etti. Kitap bu sözün hakkını sonuna kadar veriyor kesinlikle. Kitapta hem suç hem suçlu hem de deli gibi suçluluk hissi var. Bu duygular kitabı sürekli üst seviyede tutuyor, dikkatiniz dağılmıyor. Geçmiş ve gelecek arasında gidip gelmekse sürekli kafanızı çalıştırmanızı sağlıyor. Yazarın üslubu akıcı ve çok iyi, duyguları birebir size geçiriyor. Kısacası okuduğum en iyi polisiye gerilim kitaplarındandı, bu tarzı okumayı sevenlere tavsiye ederim. Mutlu akşamlar