Puan vermedi·152 syf.··
2026 6. kitabı
#ki̇tapyorumu #kimsesizlercoğrafyası Hem bir yıkımın hem de bir varoluş hikayesinin aynı kitapta buluşturmuş yazarımız. 6 Şubat depreminde kuzenini bulmak için yola çıkan karakterimiz Hatay'da bir can pazarına şahit oluyor ve insanların çaresizliğini, insanlık savaşını ,Can pazarını ,duygu yoğunluğunu kitabına aktarıyor. Aynı zamanda orada yan yana olduğu Ali adındaki bir depremzede Bir mülteci ile sohbete başlıyor kitapta depreme dayanırken bir yandan da Irak İran savaşında savrulmuş bir çocuğun yaşama tutunması, mülteci olmanın zorlukları ,insan duyguları ,psikolojik tutumlar ele alınmış aslında ikisi de kanayan iki yara ikisine de dokunmuş. Akıcı bir kitap, dili sade zaten çok kalın bir kitap değil film tadında bir kitap elinize aldığınızda hemen bitirebileceğiniz bir eser. Altını çizdiğim satırlarda oldu beni üzen noktalarda. İnsana dair iki yarının ele alındığı bir kitaptı. Yazarımızın kalemi daim olsun ... Keyifli okumalar dilerim. Hayat buydu galiba... İnsan, en sevdiği öldüğünde toprakta açılan Bir çukura koyar; üstüne soğuk, ıslak toprağı serpiştirir. En hüzünlü anında midesinin kazındığını hisseder ;Zor da olsa bir parça ekmek yer, su, çay ya da kahve içer. İlk gün olmasa da ertesi gün bayılırcasına uyur acısı yüreğine ağır geldiğinde ; ekmek parçası elinden düşer, içtiği su boğazından geçmez ama bir süre sonra normale döner çünkü diğer taraftan hayat devam ediyordur. Yüreğindeki acıyla Yaşar, sızısı gün be gün hafifler, en sevdiğinin hatıraları kalır geriye nokta insanlık, böyle olmasaydık nasıl dayanırdık bunca acıya? Hayat, bazıları için hep böyleydi; "başıma gelse ölürdüm " dediğin her şey bir bir başına gelir, yine de ölmezdin. Bu da altın vuruş olurdu yaşamın. Nefes aldığın sürece devam ettirdiğini hatırlatır da sana .
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
10/10
·152 syf.··
2026 62. kitabı
" Kapkara bir sisin altına gömülen şehir, nefesini tutmuş gibiydi. Sanki derin bir nefes verse bardaktan boşanırcasına akacaktı yaşları. Koca bir toz bulutu, esir almıştı kenti. Şehrin devasa bir matem elbisesi giydiğini söyleseler sorgulamadan inanırdım. Mümkünmüş demek... Yaz tutabilir, ağlayabilirmiş şehirler de. Kocaman harflerle "ASRIN FELAKETİ" yazmışlardı haberlerde, azmış bile bu manşet." 6 Şubat 2023 tarihinde hepimizin yüreği sizladı, ocaklar söndü, insanlar sevdiklerini kurtarabilmek için çırpındı, bir haber için gece gündüz demeden beklediler. Normal bir günün ardından bir anda dünyalarının tepetaklak olacağını kim düşünebilir ki??? Güvenerek oturdukları evlerinin depremle yerle bir olacağını, şehirlerin neredeyse tamamının dümdüz olacağını... Kalbi olan herkesin içi acıdı yaşananlara "Keşke"lerle başlayacak cümleler kurmayacağım. Çünkü bu kelimenin hiç bir anlamı yok!! Deprem yönetmeliğine uygun evler yapılmak zorunda, gerekli denetimler işinin ehli insanlar tarafından yapılmalı, gerekli izinler de buna göre verilmeli. Uygun davranmalara en ağır yaptırımlar uygulanmalı. Deprem bölgesinde bir ülke olarak olağan üstü hallere her an hazır ekip ve ekipmanlar olmak ve en önemlisi de ivedilikle müdahale edilmeli!!! Söyleyecek çok söz var da!! Ben kitabımıza geçmek istiyorum. @av.zekeriyacetin in kaleminden okuduğum ikinci kitap #kimsesizlercoğrafyası . Kitabı okurken içim acıdı ,duygulandım , sinirlendim, bir nebze de olsa gülümsediğim insanlığa dair umudun canlı kaldığını hissettim. Anlatıcımız depremin ardından hemen İskende'a kuzeni Ferit'i bulmaya gider. Telefon hatları çalışmadığı için hiçbir haber alamamıştır. Şehre gidince gördüğü manzara yürekler açısıdır. Kuzeninin apartmanı dümdüz olmuştur, kuzeni de giriş katında oturmaktadır. Enkazın
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
50 şef 50 efsana tarif Oldukça harika bir kitap olmuş kitabın gelirleri depremzede kız kardeşlerimize harcanıyor içindeki tarifler ise mükemmel hepsi harika şeflerin hazırladigi harika tarifler mutfağımin en güzel köşesinde yerini aldı
50 Şef 50 Efsane TarifKolektif · The Kitap · 202371 okunma
Puan vermedi
Ülkemizin en büyük felaketlerinden biri olan 6 Şubat 2023 depremini yaşayan 10 yaşlarında depremzede bir kardeşimizin eseri. Eser diyorum gönül rahatlığıyla çünkü yaşının çok ötesinde bir kapasitesi olan bu kardeşimizin ileride kapsamlı bir yazar olabileceğini düşünüyorum. Belki de iyi bir yönlendirmeyle dünya çapında bir bilim insanı olur. Sizlerin de fırsatı var ise bu kitabı satın alarak destekçi olmanızı isterim.
Kar ÇorbasıFatıma Merve İnan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202335 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 08:37
Yeni yazarlarımızdan Semiha Çetin'in Enkaz eserinin yorumuyla geldim. Enkaz'ın kelime anlamı; çöküntü, yıkıntı. Bu isim kitapla öyle bağdaşıyor ki buradaki yıkılan tek şeyin binalar değil hayatlar olduğuna şahitlik ediyoruz. Enkaz toparlanabilir yeni bir bina inşaa edilebilir elbette ama bir kere yıkılan bir bina eski haline dönebilir mi sizce? Kitabımız Damla isimli bir genç kadının eşiyle yaşadığı problemlerle başlıyor. Eşi Güray ile evlilikleri pek de yolunda gitmiyor. İlk başta hikayenin asıl kahramanları Damla ve Güray gibi görünse de Damla'nın annesi Hülya'nın hikayesini okumaya başlıyoruz. Sonra da Hülya'nın annesi Güzin'in hikayesine bağlanıyoruz. Güzin Hanım, kızı Hülya ile çok bağ kuramamış çok zorlu bir hayat yaşamış bir depremzede aslında. Hikayeye duyulacak merakı körüklemek istemediğim için çok fazla detaya inmeyeceğim ama şunu söylemek isterim. Hülya, annesinin onunla çok bağ kuramamasından şikayetçiyken annesinden aldığı bir mektup üzerine bunca yıldır içinde tuttuğu o sorulara cevap aramak için yola çıkıyor. Kızı Damla da onunla birlikte. Ve Hülya annesine ait günlüğü bulunca tüm taşlar yerine oturuyor. Yani kitap kısaca; Üç kuşak kadının yaşadığı benzer olayları, acıları anlatıyor. Ama en çok da Güzin Hanım'a üzüldüm ben. Güzin Hülya Damla .... Yazarın akıcı dili ve betimlemeleriyle kitabı bir film izler gibi okuyorsunuz. Yaşanan Erzincan depremini anarken ülkemizde yaşanan şubat depremini hatırladım. Nice çocuk kayboldu. Nice aile yok oldu. Her enkaz telafisi olmayan bir hikaye bıraktı ardında. Severek okuduğum bir eser oldu. Yorucu olmayan kurgusuyla sizi kendine bağlayacak bir eser.
EnkazSemiha Çetin · İkinci Adam Yayınları · 202437 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 111. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 14:21
#okudumbitti YAZAR: PROF. DR. LEVENT SÜTÇİGİL YAYIN: PSİKONET YAYINLARI Herkese selam… Bugün sizlere okurken boğazımda bir düğümle bitirdiğim Kuğulu Günlükleri – Depremden Sonra kitabıyla geldim. Bu kitap, depremi anlatmıyor aslında. Depremden sonra kalan boşluğu anlatıyor. Söylenemeyenleri, susturulan acıları, ayakta kalmak zorunda olanları… Duygu, boşanmanın ardından kızıyla birlikte baba evine sığınmış bir kadın. Hayat, onun için dar bir alana sıkışmış. İş, annelik, sorumluluklar… Kendine kalan tek nefes, Kuğulu Park’ta atılan birkaç adım. O yürüyüşler sırasında zaman duruyor; hayat, kısa bir anlığına sessizleşiyor. Serdar ise hayatta kalmış olmanın ağırlığını taşıyor. Kız kardeşini kaybetmiş birinin yasla mücadelesi gürültülü değil; içten içe kanayan bir yara gibi. Psikiyatri süreci, iyileşmenin ne kadar yavaş, ne kadar kırılgan olduğunu usulca hatırlatıyor. Duygu ve Serdar’ın yolları, yazılmış birkaç notta kesişiyor. Ne hızlı bir yakınlaşma var ne de masalsı bir iyileşme. Çünkü bu hikâyede acı hemen geçmiyor. Bazen yaklaşmak da yoruyor, bazen uzaklaşmak da. Finalde mucizeler yok. Ama hâlâ nefes almayı mümkün kılan, küçük ve gerçek bir umut var. Bir depremzede olarak okurken çok etkilendim. Bazı sayfalarda sadece okudum, bazı sayfalarda sustum… Devamını merakla bekliyorum. #ALINTILAR Herkesin anlatacak hikâyesi var işte. Hayat, bir şeyler öğretmeye çabalıyor. öğrenemezsen aynı konuyu tekrar tekrar karşına çıkarıyor. Değişmek için bir ihtiyaç olması lazım. İnsanlar alıştıkları duruma razıdırlar, onlar için işkence bile olsa. " Herkesin hayatı bir roman, herkesin bir hikayesi var. Düşünülenin tersine senin öykünü aile sen doğmadan önce yazmış oluyor."
Kuğulu GünlükleriLevent Sütçigil · Psikonet · 202567 okunma