hayat bir cambazın ip üzerinde yürüyüşüne ne kadar benziyor değil mi? düşmen an meselesi. peki ya o ipin üzerinde yürürken hiç ışık yoksa? her yer karanlıksa?
karanlık! düşün şimdi o ipin üzerindesin. yolu bitirmek için ihtiyacın olan sadece biraz ışık.
ışık! birazcık ışık. göremiyorum kapatın ışıkları, kapatın ışıkları. ve düştün, yolun sonuna gelemedin. çünkü aradığın denge ışıkta ya da karanlıkta değildi. o denge buradaydı (kafan) bir de burada (kalbin).
bunu anlamak için dünyanın ışığını tamamen kaybetmen gerekti. uzun bir süre karanlıkta kalınca o dengeyi kurabilmek, düşmeden o ipin üzerinde yürüyebilmek için insanın bu gözlerden başkalarını bulması gerekiyor. ışık olmadan da görmeye devam etmek için.
artık bunu biliyorum. insan karanlıkta da ışıklar içinde de görebilir. unutma, bazı kelimeler vardır ki kendi manaları hariç bir sürü mana taşır. karanlık da bunlardan biridir. aşk da mesela. o yüzden şu dediğimi kendi manası haricinde bir çevirin aklınızda. aşk, aşk insanın ışığıdır.