Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum
Özdemir Asaf
Aşk mıdır ki cân u dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sînem içinde gelip de câ eyleyen
Aşk mıdır ki boynuma takıp belâ zincirini
Gezdirip Mecnun gibi âlemde rüsva eyleyen
Aşk mıdır ki bî-vefa güller elinden geceler
İnletip bülbülleri ta subh gûyâ eyleyen
Aşk mıdır ki bir kemân ebrû nigârın yâdına
Ok gibi kaddimi büküp benim de yâ eyleyen
Aşk mıdır ki fenn-i derdi okutup âşıḳlara
Fasl u bâbı sînemin levhinde inşâ eyleyen
Aşk mıdır ki bu Muḥibbî sînesine dâğ urup
Âhir anın gözleri yaşını deryâ eyleyen
Hüseyin beyhude ah etme naçar. Bir kapı örterse birini açar. Efendim, tabibim, cananım. Buna dünya derler hepisi geçer. Hangi günü gördün akşam olmamış... Kul Hüseyin