Artık önünden kimsenin geçmediği, ışıkları yanmayan Fransız Pastanesiyim ben. Bir ben varım dükkanın içinde, bir de kapalı perdeler; yeni demlenmiş bir demlik çay, az kenarda hiç okunmamış gazeteler...
Kimsenin duymak istemediği, o Fransız şarkısıyım ben. Hüzün dolu, yağmurlara karışan; yüksek notalara bile çıkamayan o şarkıcıyım ben.
Bir kişi değilim,
Tek kişi de değilim.
Öyle ki nerede yaşadığımı bile bilmeyen, o sarhoş insanlardanım ben.
Aklım temiz, kıyafetleri parfüm kokan o yaşlı amcalardanım ben. Artık istesen de inandıramazsın sevgine, istesen de o müşteri gelmez o pastaneye, istesen de açılmaz o şarkılar.
Öyle ki, bin eserden sadece birisinde kaybolanım ben.