Bana öyle geliyor ki, iki insan birbirıyle, birlikte mutlu olmak istediği için evlendiği anda, işte tam da o anda, kendini mutlu olma ihtimalinden mahrum bırakmış, bu ihtimalin önüne geçmiş olur.
İnsan dostluk kurma yeteneğine ancak çok gençken sahiptir. Bunu hiç fark etmemiş miydiniz? Sonraları, yaşlandığında ya da şöyle diyelim: olgunlaştığında dostluk kurmak
ona korkunç zor ve zahmetli gelir, bu konuda adeta isteksiz ve tepkilidir ve dostlukları kesinlikle uzun soluklu olmaz.
İçimdeki şiddetli acı, özlem
ve korkunç yaşam sevgisinden delirdiğimi düşündüm. Dilsizler nasıl yalnızsa ben de öyle yalnızım ve size kendimden söz ediyorsam, kelimeleri kustuğum içindir, tamamen isteğim
dışında fırlayıp çıkıyorlar içimden, çünkü artık susamıyorum.
Bağışlayın beni.
Sokaklarda dolaşıyorum, geceler boyu
pencerenin kenarında oturuyorum, bazen düşünceler bir bıçak bilenirken çıkan küçük kıvılcımlar gibi kafamda sağa sola sıçrıyor ve kalbim bir olta iğnesinin ucundaymışçasına asılı kalıyor, biliyor musunuz, incecik bir iğnenin ucunda ve olta çektikçe, ben de inceden inceye korkunç keskin bir acı çekiyorum.