Dünyam yıkılıyor, yeniden kuruluyor, bak bakalım nasıl başa çıkacaksın. Yıkılmasından şikayetim yok, zaten yıkıyordu; yeniden kurulmasından şikayetim var, güçsüzlüğümden şikayetim var, doğmuş olmaktan şikayetim var, güneşin ışığından şikayetim var.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karşımda istasyonda vedalaştığın yüzün. Daha önce hiç görmediğim bir felaketti o an: Bulutların kaplamasıyla değil de kendiliğinden sönük bir güneş vardı. Daha ne söyleyeyim ki? Boğazım düğüm düğüm, ellerim uzanmıyor...
İki mektubunuzu, serçenin odamdaki ekmek kırıntılarını yiyişi gibi okuyorum; titreyerek, etrafa kulak kabartarak, sağa sola bakarak, bütün tüyleri kabartarak...
İnsan, Milena, sizin yüzünüzü avuçları arasına almalı ve dosdoğru gözlerinizin içine bakmalı ki, karşınızdakinin gözlerinde kendinizi görüp o andan itibaren o yazdıklarınızı değil yazmak, düşünülmeyecek hale gelesiniz....