öykü

öykü
@derpferd
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
..eğer hak talebi dayatılıyorsa, istenen şey kaybedilmiş demektir.
AIDS artık ahlaksal değil de işlevsel olan yeni bir cinsel yasağın bahanesidir; cinselliğin serbest dolaşımı hedef gösterilmiştir. temas kesilir, akışlar durdurulur. oysa bu, seksin, paranın ve bilginin serbestçe dolaşmasını, her şeyin akışkan, hızlanmanın da sonsuz olmasını buyuran modernlikle çelişkilidir. viral tehlike bahanesiyle cinselliğin yürürlükten kaldırılması, spekülasyonu ya da doların yükselişini besledikleri bahanesiyle uluslararası değişimin durdurulması kadar saçmadır. kimse böyle bir şeyi bir an bile düşünmez! derken, birdenbire seks üzerinde durulur. sistemin çelişkisi mi bu?
yapay aklın olağanüstü başarısı bizi gerçek akıldan kurtarıyor olmasından, düşüncenin işlemsel sürecini aşırı büyüterek bizi düşüncenin belirsizliğinden ve dünyayla arasındaki çözümsüz bilmeceden kurtarıyor olmasından gelmiyor mu? tüm bu teknolojilerin başarısı, kurtarıcı işlevlerinden ve ezeli özgürlük sorununun artık ortaya bile atılamaz olmasından kaynaklanmıyor mu? ne rahatlık! sanal makineler geldi, sorun bitti! artık siz ne öznesiniz ne nesne, ne özgürsünüz ne yabancılaşmış, ne o ne bu: birbirinizin yerine geçmenin verdiği hayranlık içinde aynısınız. ötekiliğin cehenneminden aynılığın esrikliğine, ötekiliğin arafından özdeşliğin yapay cennetine geçildi.
ekranın yüzeyine sonsuzca yaklaşıyoruz, gözlerimiz görüntülerin içine serpiştirilmiş gibi. seyirciyle sahne arasında mesafe kalmadı, bütün teatral uzlaşmalar yok oldu. bu düşsel ekran komasına bu kadar kolay giriyorsak eğer, ekran, doldurmamız istenen sürekli bir boşluk halinde belirdiğindendir: görüntülerin yakınlığı, görüntülerin izdihamı, görüntülerin dokunsal pornografisi. buna karşın bu görüntü hep ışıkyılı uzaktadır.