Kötülüğün Şeffaflığı Aşırı Fenomenler Üzerine Bir Deneme

8,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
582 gösterim
Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı adlı bu eserinde, Batı'yı var eden temel kavramlardan olan gelişme, ilerleme ve kendini koruma ilkesinin, her yerde, yok oluşun ve ölme halinin sürekliliğine dönüştüğünü gösterir. 1960'ların "cinsel devrim"i, cinsel özgürlüğe değil; travestiliğin hükümranlığına, kadın ve erkek kategorilerinin birbirine karışmasına yol açmıştır. "Sanatta devrim" ile iyi ve kötü gibi estetik düzeye dair kategoriler terk edilerek "kötünün de kötüsü" türünden trans-estetik kopyalar hayatlarımızı doldurmuştur. Sibernetik devrim, makine ile insan arasındaki ayrımı makine lehine ortadan kaldırmış; politikanın sonuna yol açan "politik devrim" ise eski politik biçimlerin simülasyonu olan "trans-politika"nın egemenliğini kurmuştur...
Batı'nın politik bağışıklık sistemi, kendi bünyesindeki virüsler nedeniyle tehdit altındadır. Sömürgecilikten bu yana, farklı olanı ve "öteki"ni yok etmiş olan Batı, artık "aynı"nın aynasında, kendi kendinden üreyen ve türeyen cinsiyet ve zihniyetleriyle birbirinin kopyası olan bireylerin dünyasıdır. Artık "öteki cehennemi"nde değil, kendi cehenneminde yaşayan bu insanın bir diğerinde keşfedebileceği hiçbir şey kalmamıştır; çekici tek şey nesnelerdir...

Geçmişte Batı'nın sayısız kötülük tohumu gönderdiği "öteki dünya" olan Üçüncü Dünya da bugün, yıllarca benimsemiş gibi gözüktüğü modern değerleri reddedişiyle Batı'dan rövanşı almanın peşindedir...

Kendisini "kuramsal terörist ve nihilist" olarak tanımlayan Baudrillard'ın bu eseri, insanın ve insanlar arası ilişkilerin yok oluşuna bir ağıt, bir çığlıktır. Seçimi insandan yana olan ve bu çığlığı güçlendirip bir karşı çıkış manifestosuna dönüştürmek isteyen herkesin okuyarak, düşünerek ve tavır alarak katılabileceği bir eser...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789755395722
  • Orijinal Adı:
    Transparency Of Evil
  • Çeviri:
    Işık Ergüden
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 10 Alıntı

Fisfis kayikci 
23 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Her kişi kendi görünümünü arıyor.
Kendi varoluşunu ileri sürmek artık olanaklı olmadığından, ne var olmayı ne de bakılıyor olmayı dert etmeksizin başka yapılacak bir şey kalmıyor geriye.
"Varım, buradayım" değil; "Görülüyorum, bir imajım, bak bana bak!"
Narsisizm bile değil bu; sığ bir dışa dönüklük, herkesin kendi görünüşünün menajeri haline geldiği bir tür reklamcı saflığı.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard

"İnsanlar akıllı makineler yaratıyor ya da düşlüyorlarsa gizliden gizliye kendi akıllarından umut kestiklerinden ya da dehşet verici ve gereksiz bir aklın ağırlığı altında ezildiklerindendir: O zaman bu akılla oynayabilmek ve onunla eğlenebilmek için aklı makinelere hapsederler. İktidarı politikacılara bırakmanın bize her tür iktidar isteğine gülme olanağı tanıması gibi bu aklı makinelere emanet etmek de bizi her tür bilme iddiasından kurtarır."

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard

[Modern dünyanın hâli için "muhteşem gereksizlik" benzetmesi yapar Baudrillard ve ekler ]"Sürekli şişen ama bir türlü doğuramayan bir dünya"

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
24 Oca 14:47 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

..eğer hak talebi dayatılıyorsa, istenen şey kaybedilmiş demektir.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
24 Oca 14:13 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

yapay aklın olağanüstü başarısı bizi gerçek akıldan kurtarıyor olmasından, düşüncenin işlemsel sürecini aşırı büyüterek bizi düşüncenin belirsizliğinden ve dünyayla arasındaki çözümsüz bilmeceden kurtarıyor olmasından gelmiyor mu? tüm bu teknolojilerin başarısı, kurtarıcı işlevlerinden ve ezeli özgürlük sorununun artık ortaya bile atılamaz olmasından kaynaklanmıyor mu? ne rahatlık! sanal makineler geldi, sorun bitti! artık siz ne öznesiniz ne nesne, ne özgürsünüz ne yabancılaşmış, ne o ne bu: birbirinizin yerine geçmenin verdiği hayranlık içinde aynısınız. ötekiliğin cehenneminden aynılığın esrikliğine, ötekiliğin arafından özdeşliğin yapay cennetine geçildi.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
24 Oca 14:37 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

AIDS artık ahlaksal değil de işlevsel olan yeni bir cinsel yasağın bahanesidir; cinselliğin serbest dolaşımı hedef gösterilmiştir. temas kesilir, akışlar durdurulur. oysa bu, seksin, paranın ve bilginin serbestçe dolaşmasını, her şeyin akışkan, hızlanmanın da sonsuz olmasını buyuran modernlikle çelişkilidir. viral tehlike bahanesiyle cinselliğin yürürlükten kaldırılması, spekülasyonu ya da doların yükselişini besledikleri bahanesiyle uluslararası değişimin durdurulması kadar saçmadır. kimse böyle bir şeyi bir an bile düşünmez! derken, birdenbire seks üzerinde durulur. sistemin çelişkisi mi bu?

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
15 Oca 17:02 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

işlemsel zorlanımdan işlemsel paradoks doğar: burada önemli olan yalnızca değer verdirmek değildir, daha iyi değer verdirmek için hiçbir değerin olmaması en iyisidir, daha iyi öğretmek için hiçbir şey bilmemek; daha iyi ürettirmek için hiçbir şey üretmemek; daha iyi iletmek için söyleyecek hiçbir sözü olmamak en iyisidir. tüm bunlar mantıklıdır: güldürmek için gülünç olmamanın daha iyi olduğu bilinir. iletişim ve enformasyon için sonuç acımasızdır: en iyi biçimde ve en hızlı transit geçiş için içeriğin şeffaflık ve anlamsızlık sınırında olması gerekir.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
24 Oca 14:04 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

ekranın yüzeyine sonsuzca yaklaşıyoruz, gözlerimiz görüntülerin içine serpiştirilmiş gibi. seyirciyle sahne arasında mesafe kalmadı, bütün teatral uzlaşmalar yok oldu. bu düşsel ekran komasına bu kadar kolay giriyorsak eğer, ekran, doldurmamız istenen sürekli bir boşluk halinde belirdiğindendir: görüntülerin yakınlığı, görüntülerin izdihamı, görüntülerin dokunsal pornografisi. buna karşın bu görüntü hep ışıkyılı uzaktadır.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
 13 Oca 16:19 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

iletişim anlık bir devre aracılığıyla "meydana gelir" ve "iyi" bir iletişim olması için hızla iletilmesi gerekir; sessizliğe zaman yoktur. sessizlik ekranlardan, iletişimden kovulmuştur. medyatik görüntüler(medyatik metinler de görüntüler gibidir) hiç susmazlar: görüntü ve iletiler kesintiye uğramadan birbirini izlemelidir. oysa sessizlik tam da örneğin televizyonda son derece anlamlı hale gelen, devredeki o senkop, o küçük felaket, o sürçmedir: tüm bu iletişimin esas olarak zorunlu bir senaryo olduğunu, bizi boşluktan, hem ekranın boşluğundan hem de görüntülerini aynı büyülenmeyle ve sabırsızlıkla beklediğimiz zihin ekranımızdaki boşluktan uzak tutan kesintisiz bir kurmaca olduğunu doğrulayan, sıkıntı ve neşeyle yüklü kopukluk. teknisyenler grev yaptığından, boş televizyon ekranını hayranlıkla izleyen adamın görüntüsü günün birinde xx. yüzyıl antropolojisinin en mükemmel görüntülerinden biri olarak değer taşıyacaktır.

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard
öykü 
14 Oca 15:22 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

bu muhteşem gereksizlikte bulantı verici özel bir şey var: hızla çoğalan, aşırı şişen; ama doğuramayan bir dünyanın bulantısı. bir düşünce doğurmayı başaramayan tüm bu bellekler, arşivler, belgeler; bir olay doğurmayı başaramayan tüm bu planlar, programlar, kararlar; bir savaş doğurmayı başaramayan tüm bu yüksek teknoloji ürünü silahlar!

Kötülüğün Şeffaflığı, Jean BaudrillardKötülüğün Şeffaflığı, Jean Baudrillard