Annemden kalanlar yazıları silik kâğıtlara benziyor, okumak imkânsız. Babamdan kalanlar yanmış, kül olmuş. Karım ise taş kadar soğuk bir gerçek yatağımda
Bir türlü tadamadığım yakıcı bir duygunun pençesine düşmek istiyordum: böylece yaşadığımı hissedebileyim; günah, şehvet, acı, pişmanlık, suçluluk kavursun
içimi, içimdeki ve evimdeki boşluk dolsun. Beni yakan ateşi saklamak olsun işim. Günler daha hızlı geçer. Zaman anlam kazanır.
Babam bizim yanımızda hiç ağlamadı. Ama biz üç kardeş çok iyi biliyorduk ki, annemin hayatının zafer anları babamın ağlayarak ayağına kapandığı anlardır.