derûnden

derûnden
@derundenn
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine...
Komünizm, üzerine hangi kürkü giyerse giysin, bir parça aralanınca altından kızıllığı, vahşeti derhâl beliren bir rejimdir. Komünizmi, böyle ilk bakışda belirten damgası nedir? İsmi, demokrat da, kralcı da, cumhûriyyetci de, halkçı da olsa, komünizm ilk bakışda nasıl anlaşılır? İşâret edelim: Komünizmin tek ve mümeyyiz vasfı “Devletçilik” ve “Din düşmanlığı”dır. Her şeyin ve her işin devletleşdirildiği, müslimânlara gerici, yobaz denildiği, komünist olmıyanlara faşist damgası basıldığı bir ülke, ismi ne olursa olsun, komünist bir ülkedir. Bir memleket devletçilikden ne kadar uzaklaşır, Allaha ve Peygambere saygı gösterirse, o memleket komünizmden o kadar uzaklaşmış demekdir. Devletçilik ve din düşmanlığı komünizmin gerçek ismidir.
Sayfa 394·Kitabı okudu
Reklam
İster sosyalizm, ister cumhûriyyet densin, ister demokrat ismi verilsin, hattâ isterse kralcılık kürküne bürünsün, istediği kadar yaldızlı, yalan propagandalar yapsın, komünizm her yerde ve her ânda kendisini belli eden hürriyyet düşmanı bir rejimdir. Dinsiz, merhametsiz, zâlim bir azınlık diktatörlüğüdür. Bunun için İslâmiyyetin amansız düşmanıdır. Rusyanın adı, “Sovyet Sosyalist Cumhuriyyetleri” idi. Bu ismde komünizmin bir harfi dahî geçmiyor. Komünist Doğu Almanyanın adı: “Demokratik Almanya Cumhuriyeti” idi. Yugoslavyanın adı: “Federal Halk Cumhuriyyeti”, Kızıl Çin, Bulgaristanın, Macaristanın, Polonyanın, hulâsa komünist her devletin adı, bir başka cumhûriyyet idi. Komünizm, dünyâ insanlığı için o kadar tehlükeli bir ma’nâ ifâde etmekde ve içine düşenler bu rejimden öylesine nefret duymakda idiler ki, bizzat komünistler dahî, bu ismden kaçınmakda ve kendi devlet ünvanlarına, hür devletlerin adlarını takışdırarak, kamufle, setr etmek ihtiyâcını duymakda idiler.
Sayfa 393·Kitabı okudu
Komünistler, bütün bu işkence, katliâm, sürgün ve baskılara rağmen, insan denilen varlıkdaki, o ilâhî sevgiyi körletememişlerdir. O mukaddes bağı koparamamışlardır. … Demek ki, fıtrî olan dîni, îmânı hiçbir maddî kuvvet ezemiyecekdir. Mahkûm edilebilir, fekat yok edilemez. Müslimân, canını verir. Fekat, dînini, nâmûsunu, aslâ vermez.
Sayfa 393·Kitabı okudu
1917 yılından 1947 yılına kadar komünist Rusyada hükm süren kanlı ihtilâlin netîcesi katl edilen, açlıkdan ve sefâletden ölen insanların sayısı 63 milyon 301 bin kişidir.
Sayfa 390·Kitabı okudu
Komünizm gaddar ve barbar olduğu kadar, sinsi, aldatıcı ve bulaşıcıdır. Kurnaz metodlarla usanmadan, yılmadan şeytân inâdı ile çalışır. Muhtelif kılıklara büründüğü gibi, hedef tutduğu muhîtinde, za’îf ve kopması kolay olan cihetlerinden de istifâde etmesini bilir. Izdırab ve sefâletleri istismar ederek, kışkırtıcı üslûbu ile ictimâ’î nizâmı bozarak sınıf kavgasına yol açar. Örümcek ağı gibi câsûsluk ve propaganda şebekeleri kurar. Aşağı karakterli, düşük kaliteli soysuz insanları para ile kolayca kızıl ağına düşürür. Sonra, ölüm ile tehdîd ederek bunlara her kötülüğü yapdırır. Onlardan son derece istifâde etmesiyle, hedefini içinden çürütüp, yıkmakda şeytânî ince san’ata vâkıfdır.
Sayfa 387·Kitabı okudu
Reklam