Hastalıkda nemâzlarını kaçıran, adedlerini bilmeyip, tahmîn ederek, beş vakt nemâzın sünnetlerinden başka, teheccüd, işrak gibi nâfileler yerine, kaçırdığı nemâzları kazâ ederse, borcları bitdikden sonra kıldığı kazâlar, nâfile olurlar. Bunlarla, nâfilelerin sevâbları hâsıl olur. Çünki, belli vaktlerde kılınan nâfilelere, belli niyyet şart değildir. Kazâ nemâzları, o vaktin nâfileleri olur.
[İbni Âbidînde, (Dürr-ül-müntekâ), (Merâkıl-felâh) şerhinde ve (Cevhere)de diyor ki, (Beş vakt nemâzı terk etmek, ya’nî özrsüz kılmamak, büyük günâhdır. Hastalıkla veyâ başka özr ile fevt etmek [kaçırmak] günâh değildir.) Bunun için, sabâh sünnetinden başka nemâzların sünnetleri yerine de, terk edilmiş nemâzları kazâ etmelidir. Bu kazâların nâfile sevâbı da hâsıl etdikleri, (Cevhere), (Futûh-ul-gayb) ve Kudüs kâdîsı Muhammed Sâdık efendinin (Nevâdir-i-fıkhiyye) kitâbında ve (Eşbâh) ve (Se’âdet-i Ebediyye) kitâblarında yazılıdır.]
Sayfa 343 - İKİNCİ CİLD, 63. cü MEKTÛB·Kitabı okudu
Süfyân-ı Sevrî buyuruyor ki, (Bir kimse, Allah rızâsı için, niyyet etmeden yemeğe da’vet ederse, buna bir günâh yazılır. Niyyet etmeden gidene, iki günâh yazılır).
Biliyorsunuz ki, bu fakîr, söyliyerek ve yazarak, iyi kimselerle konuşmanın ehemmiyyetini anlatmağa uğraşıyorum. Kötü kimselerle arkadaşlıkdan kaçınmasını tekrâr tekrâr bildirmekden usanmıyorum. Çünki, işin temeli bu ikisidir. Söylemek bizden, kabûl etmek sizden. Dahâ doğrusu, hepsi Allahü teâlâdandır. Allahü teâlânın hayrlı işlerde kullandığı kimselere müjdeler olsun!
Buyurdu: İnsanlar, riyâzet çekmek deyince, açlık çekmeği ve oruc tutmağı anladılar. Hâlbuki, dînimizin emr etdiği kadar yimek için dikkat etmek, binlerce sene nâfile oruc tutmakdan dahâ güç ve dahâ fâidelidir.
Bir kimsenin önüne lezzetli, tatlı yemekler konsa, iştihâsı olduğu hâlde ve hepsini yimek istediği hâlde, dînimizin emr etdiği kadar yiyip, fazlasını bırakması, şiddetli bir riyâzetdir ve diğer riyâzetlerden çok üstündür.
Sayfa 310 - İmâm-ı Ahmed Rabbânî “kuddise sirruh”·Kitabı okudu
Mu’cize, yalnız Peygamberde hâsıl olur. Başkasında hâsıl olmaz. Herhangi bir kimseyi övmek için (Mu’cize yapdı) demek, (Mu’cize olarak kurtuldu) demek, Onun Peygamber olduğunu söylemek olur. Bunda niyyete bakılmaz, söze bakılır. Herhangi bir kimseye peygamber demek küfr olur. Söyliyenin îmânı gider. Allahü teâlâdan başkasına yaratıcı demek, (falanca yaratdı) demek de böyledir. Müslimânlar, böyle tehlükeli şeyler söylememelidir].