Mansur Y.

Mansur Y.
Türkçe Yayın yazarı medium.com/@mansuryuksel
Muallim
Pamukkale Üniversitesi
Berlin
10 kütüphaneci puanı
391 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Kitaplar niye bu kadar pahalı?
Ve durmadan pahalanıyor ky de bir sepet yaptım 1 ayda üzerine 300tl nasıl koyabildi şaşkınım
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Sunshine Blogger Award 2025
Selam , rahmet ve hürmetle. Yazıların kalemin ucundan damlayan, şifa gibi gönlümüze akıyor Mansur abi(kardeşim ,hocam, hacı abi neyi kabul edersen). Üniversite yurdunda beraber denk gelmiştik. Bir alt devreniz olarak. Sevdiğim ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla anca uzaktan tanıma fırsatım oldu seni. Senle oturup uzun uzadıya konularda konuşabilirmişiz meğer. Yazında da bahsettiğin gibi ben de akranlarım arasında edebiyat yoksunluğu çekiyordum. Kitap okumayı yazmayı ve bir şeyler çizmeyi seven biriydim. Okuduğum mühendislik bölümü de olunca etrafımda yalnız hissettiğim oluyordu haliyle. Neyse gelip geçen zaman dostluklarımızı uzaktan da olsa pekiştirdi. Yazılarınızı ,pek değerli dostum,ağabeyim,kardeşim hatta dava yoldaşım yazmış niyetiyle okuyorum ve keyif duyuyorum. Ömrü hayatında muvaffakiyetler diliyorum. Gönlünde bir ferahlık oluşturdum mu bilemem ama insan çevresinden böyle desteklere,güzel yorumlara ihtiyaç duyuyor bazen. Gönlümden hissederek yazıyorum. Selametle..
Ve aleyküm selam kardeşim hepside kabulüm sen nasıl istersen. Evet hatırladım yaa ah ama pek senle teşri mesai edememek üzdü şu an. O zamanlar muhabbetleşsek demek bu ortak yoksunluğumuzu hafifletirmişiz. Nasip.. ama şu an böyle bir araya gelmek de çok kıymetli çok sevindim okuyup beğenmene ayırdığın vakte, değerli yorumuna nasıl teşekkür etsem azdır hemde ne ferahlık oluştu anlatamam sağol varol ne iyi ettin de yazdın.. bilmukabele inşâallah kardeşim senin de ömrün müferrah ve muvaffakiyetlerle dolu olsun.
1 yanıtı göster
KSK SIRADAKİ SÖYLEŞİ ETKİNLİĞİ
🗓️ 8 Temmuz Salı ⏰ 21.00 📍Google Meet / Kitap Simyacıları Kulübü Haziran ayının bonus kitabı,
Güray Süngü
Güray Süngü
’nün kaleminden çıkan
İnsanın Acayip Kısa Tarihi
İnsanın Acayip Kısa Tarihi
idi. 130 sayfalık bu kısa roman, klasik anlatı yapılarına meydan okuyan, bilinç akışıyla ilerleyen bir iç yolculuk, içe yolculuk hikâyesi. Varoluş, kimlik, hatırlamak ve unutmak üzerine kurulu bu metin, ne tam anlamıyla bir roman ne de sadece bir karakterin hikâyesi-belki bir boşluk, belki de hepimizin içinde gezinen o “arayış” hali… Henüz başlamadıysanız kitabı okumaya ya da okumaya başlamak istiyor ama yetiştirmeyeceğinizi düşünüyorsanız, kitabı alıp ilk satırları okumaya başlamanız yeterli. Gerisi kendiğinden gelecektir. 8 Temmuz’da Güray Süngü’yü ağırlıyor, sorularımızı doğrudan kendisine yöneltiyoruz. Tüm ‘Simyacılar’ beğeni ve eleştirilerini yazarın doğrudan kendisine dile getirebilir. Gönlümüzce konuşuyor, bu kısa ama yoğun yolculuğu birlikte çözümlemeye çalışıyoruz. Kitabı okudum bitirdim diyenler kimler? Bu arayışa ortak olurken, hangi alıntıda kendinizi buldunuz? Yazarın diğer kitaplarından okuduklarınız var mı ve hangilerini okudunuz?
Edebiyat
Kitabı büyük ilgiyle okudum, değişik bir anlatımı var Yazarın anlatım zenginliğinden dolayı diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum
Önceki 1 yanıtı göster
Emin olun hiç pişman olmazsınız.
1 yanıtı göster
Okumasam da olurdu
Puan vermedi·120 syf.··
2025 7. kitabı
Maalesef bana hiç geçmeyen bir kitap. Ben mi beklentiyi çok yükselttim ya da zaten yüksek beklentiyi karşılıyor da ben mi anlayamadım onu da bilemiyorum. Fikrimce, yazım dili çok basit. Bana ortaokul ders kitabında bir hikaye okuyormuşum hissi verdi. Konusu güzel, geçişler güzel ama dilinden çok sıkıldım. Mesela ana karakterin annesinin adı Rana, babasının adı Alper. Kimin bu isimde ebeveyni vardır ki? İsimler diyaloglar bana Wattpad hikayesi gibi geldi maalesef. Basit buldum. Yalnızca üçüncü bölüm biraz dikkatimi çekti fakat kısa sürmedi. İnsan ve Hayat kitaplığından daha iyilerini bekliyorum.
1000k
Hikaye-i Dehaİdris Eren · İnsan ve Hayat Kitaplığı · 0248 okunma
Edebi mevzularda evlat sevgisiyle değil, iç yankıyla konuşmaya gayret ederim. Fakat her yankı, her dağda aynı şekilde çınlamaz. Siz pencereleri kapatırken, ben belki aynı cümlede nefes aldım. Bu, ne yazara bağlı ne okura, belki sadece kalbin hangi kıvamda denk geldiğine bağlı ve tabi bu fark ne kitaptadır ne okurda; belki de gönlün hangi mevsime denk geldiğindedir. Ben bir okur olarak etkilendiğim bir metni savunduğumda, bunu ne yazarı korumak için yaparım ne kitaplıkları kutsamak için. Zira edebiyat biraz da iç dökme değil midir? Yargılama değil, yankılanma meselesidir bence. Ve ben bu kitabı okuduktan sonra 2 yazı yazdım ondan sonra da bu kitabı iktibasladığım yazı ayın yazısı seçilmişti bir nevi bu kitap benim ebeveynim oldu... medium.com/yaz%C4%B1/siz-d...
Eskiden sinirlenince kapıyı çarpardık, şimdi yorumu. O da olmazsa story atar, üstüne bir de pasif-agresif şarkı koyarız. Modern toplumun öfke yönetimi: parmak ucunda linç, ruhun ortasında sancı. Buyur, linçsiz, vicdanlı, hafif mizahi bir yazı okumak istersen beklerim... medium.com/türkiye/yorgun...
Kendimle muhasebe ettim de, Yok ya ben derdimi döküyorum iki edebiyat yapıyorum ama sinirimi boşaltmiyorum kimseden. Ama evet genelde sinirlerini sosyal medyalarda boşaltan çok fazla insan var. Özellikle en ufak biseyde hemen agrasif ergence (ergenler daha akıllı olgun!) bir söz yazıp ardından da ya efkarlı ya da laf çarpmaları aşırı iğrenç ve çocukça geliyo bana.
Önceki 2 yanıtı göster
@Melisa__7 ne demek asıl ben teşekkür ediyorum vaktinizden ayırıp okuduğunuz ve kıymetli bir yorumla katkı sağladığınız için, sağolun (:
1 yanıtı göster