Biraz daha yalan söylersem...
Gerçekten...
Çatlayacak kalbim.
İstemiyorum.
O elbiseyi giymeni istemiyorum.
Saçlarını yapmanı istemiyorum.
Bu güzel yüzüne sırf o istiyor diye istemediğin şeyleri sürmeni istemiyorum.
Ona gitmeni istemiyorum.
Ona gülmeni istemiyorum.
Ona ismiyle hitap etmeni istemiyorum.
Onu düşünmeni istemiyorum.
Onu aklına getirmeni istemiyorum.
Ona karşı gardını indirmeni istemiyorum.
Ona bakmanı istemiyorum.
Ona kalbinin hızlı atmasını istemiyorum.
Onun için... Güzel olmanı istemiyorum.
Seni ona vermek istemiyorum...
İstemiyorum...
Çünkü yan yana hiçbir anlama gelmiyorduk. Hiçbir zaman hiçbir anlamımız olmadı ve olmayacak. Sadece birer anı olarak uzayın sonsuz çöplüğündeyiz artık, sonsuza kadar görüşmemek üzere.
Sana Starbucks'ta bir latte içirecek kadar değer verememişim affet.
Ömrümü evdeki perdelerin arasından insanları izlemeye adadım.
Affet magazin gündemini senin kadar takip etmiyorum.
Hangi dizideki hangi başrol karakter gibi olmalıydım bilmiyorum.
Oysa ben gördüm, bir şair bir kadının çay içtiği bardağa sarılıp yatıyordu.
Çay içersen sevgilim çay, dünyanın en kutsal sıvısı.
Yani ben bir çay bardağı kadar yakınlaşır mıyım ağzına bilemem.
Ama dünya barışı adına öpmek istemiştim dudaklarını.