Demek burana kadar gelmişti.
Demek beni sonunda... terk ettin.
Beni terk etmeyi gerekli buldun.
Hayatında ben olmadan yaşamak daha anlamlı bir hale geldi.
Ne yaparsın, bazen senin için iyiden iyiye önemli olduğunu düşünmeye başladığın birini mutlu etmen için sende fazlasıyla olduğunu düşündüğün enerjinin tükeniverdiğini duyarsan, susmaktan, yalnızca susmaktan başkaca bir yol kalmamış demektir. Yoksa konuştukça batarsın. Konuştukça kendi kendinle çelişkiye düşer, elle tutulacak hiçbir yerin kalmayıncaya kadar boşuna nefes tüketirsin. Ben de yapılması gerekeni yaptım. Sustum!
İnsan kendisiyle nasıl yüzleşebilir, insanın kendi sağlamasını yapmak için nasıl bir işlem gerekmektedir. Öğrenmek için sırasını bekleyen binlerce soru olmalıydı. Yüz binlerce...
İşte bu. Bütün mesele bu... Belirsizlik, ne zaman belirleyici olmaya başlamışsa bir şeylerin kopma noktasına gelinmiş demektir. Bunu film bittikten sonra daha iyi anlıyor insan. Sarf edilen artı bir çaba, kopmak üzere olan gergin bağın kopuşunu hızlandırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor.