Tuz
Tuz, sandığımızdan çok daha köklü bir hikâyeye sahip. Yalnız sofrada değil; Avrupa dillerinde, tıpta, kimyada, şehir adlarında hatta maaşımızda bile izivar. Avrupa'da neredeyse tüm dillerde "tuz" aynı köktendir: ingilizce salt, italyanca sale, Almanca Salz. Bu benzerligin sebebi çok basit: Hepsi Latince "sal" kelimesinden türemiştir. # @lıntı (devamı yorumda)
Devamı yorumda
"Eskiden çok kitap okursam her şeyi çözeceğimi, zihnimin berraklaşacağını düşünürdüm. Gecelerce okur, notlar alırdım. Ama zihnimdeki karmaşa hiç bitmedi; ta ki İmam Gazali’nin bilgiyi 'istiflemek' ile 'hazmetmek' arasındaki o ince çizgiyi nasıl çizdiğini görene kadar."
Reklam
Sokrates bir gün dağa çıkmış Devamı yorumda 👇
Che
Che Guevara Bolivya'da yakalanınca, onu kimin öldüreceği askerler arasında yapılan bir kura sonucu saptanır. Mario Teran'dır bu asker. Tarih de, 9 Ekim 1967.. Daha sonra Che'nin cesedi bir helikopterin iniş takımlarına bağlanır ve özgürlükleri uğruna canını verdiği Bolivyalı yerlilerin üstünden uçurularak Vallegrande'ye götürülür. Cesedi buradaki bir hastanede küvete konarak basına gösterilir. Bir doktor tarafından elleri kesilerek bilinmeyen bir yere gömülür.. devamı yorumda...
Kırk Paralık Adamlar
Toplumumuzda çok kullanılan bir sözdür; "Kaç paralık adam ki" Sanki adamlığın ölçü birimi paraymış gibi. Yaşlılar daha iyi bilir. Eskiden öğrenciler de parayla değerlendirildi. "40 paralık adamlar" denilirdi. Eylem yapan, hakkını arayan öğrencinin genel adıydı bu. "40 paralık adamlar" Tarih.;1924 yılının Kasım ayı. İstanbul'da tramvay şehir ulaşımı Konstantinopol isimli bir Belçika şirketine aitti. Cumhuriyet kurulduktan sonra yabancı şirketlerle masaya oturulmuş ve sözleşmeye bazı şartlar konmuştu. Bu şartlardan birine göre öğrenciler kimliklerini göstermek şartıyla yarı fiyatına tramvaya binecekti. Belçika şirketi Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm şartlarını kabul etti.. Tramvayda tam bilet 80 para, öğrenci 40 paraydı. Devamı yorumda
Gerçek İnsan Bu Değil! Kitabı
Paylaştığım kitabım burada hazır hâlde. Konusu, başlıktan da tahmin edebileceğiniz üzere tamamen insan ve insanlık üzerine. https://1000kitap.com/hikaye/gercek-insan-bu-degil--4781 Burada da konu başlıkları hâlinde. İkinci kitaba ait inanç konuları da mevcut. insanveisleri.blogspot.com Kendinize iyi bakın güzel insanlar. Giriş Bölümü: Ben ve Benlik Üzerine Ben kimim? Ailemin bellettiğine göre Türk’üm, Müslüman’ım, Alevi-Bektaşi’yim. Yakın zamana kadar Galatasaray taraftarıydım bir de, ama onu ailem belletmiş değildi, tamamen özgür irademle gerçekleşti, irade ne kadar özgür olabilirse işte. Ortalama, sıradan, vasat bir İç Anadolu vatandaşıyım. ‘Gardaş’ diye konuşmuyorum ama çünkü doğduğum il yerine Batı medeniyetine ve kültürüne daha entegre olmuş insanların ikamet ettiği bir bölgede büyüdüm, dolayısıyla şivem yok, İstanbul ağzıyla konuşuyorum. Lise hazırlıktayken müzik öğretmenimizin sınıfta “Kimler türkü dinliyor?” diye sorduğunu hatırlıyorum, yalnızca üç çocuk el kaldırmıştı, sınıf mevcudunun %10’u bile değil. Diğerleri hep yabancı müzik dinliyordu. Hatta müzik öğretmeni bir kızın “metal” cevabını duyduktan sonra, “Neden dinliyorsunuz öyle şeyleri, civciv eziyor onlar.” demişti. Mesleği metal müzik çığırmak olan bir şarkıcının sahnede civciv ezdiği dedikodusu gerçekten dolaşıyordu o dönemler, bugün de devam ediyor mudur bilmem. Bu söylenti gerçek miydi değil miydi onu da bilmiyorum ama sonradan metal müzik dinleyen pek çok arkadaşım oldu, acil durumda ezmek üzere cebinde civciv taşıyanına denk gelmedim. Olur da öyle birine rast gelinirse Allah yarattı demeden sopayla dalıp bacaklarını kırmak insanlık adına küçük bir şiddet eylemi, civciv âlemi adına büyük bir kazanç olacaktır. Ben de el kaldırmayanlar arasındaydım. Müzik dinleme hayatıma
Reklam
Reklam