Erkekler savaşı sever; çünkü bu onlara ciddi görünme imkanı verir. Çünkü bunun, kadınların kendilerine gülmesini engelleyen tek şey olduğunu sanırlar. Böyle bir durumda kadınları nesne konumuna indirgeyebilirler. İki cins arasındaki büyük fark da budur. Erkekler nesneleri, kadınlarsa nesneler arasındaki ilişkiyi görür. Nesnelerin birbirine ihtiyaç duyup duymadığını, birbirini sevip sevmediğini ve birbirine uygun olup olmadığını. Erkeklerde olmayan ve savaşı kadınların topuna birden iğrenç -ve de absürt- kılan bambaşka bir duygu boyutudur bu. Sana savaşın ne olduğunu anlatayım. Savaş, ilişkileri görmedeki bozukluktan kaynaklanan bir psikozdur. Birbirimizle kurduğumuz ilişkileri. Ekonomik ve tarihi durumumuzla ilişkilerimizi. Ve en çok da hiçlikle ilişkimizi. Ölümle.
Gece yarısını biraz geçmişti. Tüm ada uykudaydı. Ayın gümüş kavisi altında, melankoli içinde olmaksızın, bazen sakin gecelerde insanın içinde oluşan varoluşsal bir yalnızlık hissini, evrende var olmak ile tek başına olma hissini duydum.