• 2019'DA OKUDUĞUM KITAPLAR VE PUANLAMALARIM

    OCAK- 10 Kitap
    1.Cemile- Cengiz Aytmatov (3/5)
    2.Dokuzuncu Hariciye Koğuşu- Peyami Safa (4/5)
    3.Asla Ayrılmayacağız- Emiko Jean (1/5)
    4.Kızıl Elma- Cengiz Aytmatov(3/5)
    5.Gazap ve Şafak- Renee Ahdieh(3/5)
    6.Marslı- Andy Weir (3/5)
    7.Yalnız Seni Arıyorum- Orhan Veli(5/5)
    8.Darağacında Üç Fidan- Nihat Behram(5/5)
    9.Bahara Kadar Bekle, Bandini -John Fante (4/5)
    10.Tut Elimi- Rebecca Donovan (0,5/5)

    ŞUBAT- 8 Kitap
    1.Gölgesizler- Hasan Ali Toptaş
    2.Ağrıdağı Efsanesi - Yaşar Kemal(3/5)
    3.Mucize- Judith McNaught (1/5)
    4.Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var- Ataol Behramoğlu (5/5)
    5.Uçurtmayı Vurmasınlar- Feride Çiçekoğlu (5/5)
    6.Yeni Dünya- Anna Carey (1/5)
    7.KALPSİZ- Marissa Meyer (5/5) ♡
    8.Sakın Şaşırma- Orhan Veli (5/5)

    MART - 6 Kitap
    1.Düşler Ülkesi- Jodi Lyan Anderson (3/5)
    2.Solumdaki Devrim (5/5)
    3.Yunan Mitolojisi- Anna Milbourne (5/5)
    4.Doktor Ox'un Deneyi (?\5)
    5.Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek- Richard Brautigan (4\5)
    6.Ağaç Diken Adam- Jean Giono (3\5)

    NİSAN- 10 Kitap
    1.Kargalar Meclisi- Leigh Bardugo (4\5)
    2.Büyük Sözcük Fabrikası- Agnes De Lestrade (5\5)
    3. Başım Dertte -Erkan İşeri (0,5\5)
    4.CHE
    5.Genç Kız Kalbi-Mehmet Rauf (3\5)
    6.Ölmek İçin 13 Sebep- Jas Asher (5\5)
    7.Kuyucaklı Yusuf- Sabahattin ali (5\5)
    8.Henüz Vakit Varken Gülüm- Nâzım (5\5)
    9.Romeo ve Juliet -Shakespeare (3\5)
    10.Derde Deva Randevu- Murat Menteş(5\5)

    MAYIS- 5 Kitap
    1. 3.59- Gertchen McNell (3\5)
    2.Dorian Grey'in Portresi- Oscar Wilde (5\5)
    3.3391 Kilometre- Beyza Alkoç (3\5)
    4.Pamuk Prenses Ölmeli- Nehe Neuhaus (4\5)
    5. Alice Harikalar Diyarında- Lewis Caroll (5\5)

    HAZIRAN- 8 Kitap
    1.Sahte Krallık- Leigh Bardugo (3\5)
    2.Deniz, Yaşamı ve Mücadelesi- Özgür Erdem (5\5)
    3.Yakut Kırmızı- Kerstin Gier (5\5)
    4.Safir Mavi- Kerstin Gier (5\5)
    5.Zümrüt Yeşil- Kerstin Gier (5\5)
    6.Gençler İçin Atatürk- Bekir Öztürk (3\5)
    7.Jane Eyre- Charlotte Brontë (5\5)
    8.Sınırı Aşacaksın- Cindy Gerard (0)

    TEMMUZ- 7 Kitap
    1.İkna- Jane Austen (5\5)
    2.Orijin- Jessica Khoury (2\5)
    3.Mustafa Kemal'in Askerleriyiz- Gökçe Fırat
    4.Gölgeler- Paula Weston (1\6)
    5.Geçmişe Yolculuk- Stefan Zweig (?\5)
    6.Notre Dame'ın Kamburu- Victor Hugo (4\5)
    7.Yeni Şiirler- Nâzım (4\5)

    AĞUSTOS- 11 Kitap
    1.Tanrıların Arabaları- Erich Von Däniken (4\5)
    2.Muhalifler- Marissa Meyer (5\5)
    3.Kördüğüm- Calia Read (4\5)
    4. Yüzleşme- Calia Read (4\5
    5.Bu Şarkı Hayatını Kurtaracak-Leila Sales(5\5)
    6.Görünmez- Andrea Cremer & David Levithan
    7.Ne Çok Hain- Ataol Behramoğlu (5\5)
    8.Bir Başka Mavi- Amy Harmon (4\5)
    9.İçimzideki Şeytan- Sabahattin Ali (5\5)
    10.Kelile ve Dimne- Beydeba (3\5)
    11.Nadia'ya Sözüm Var- Zana Muhsen (5\5)

    EYLÜL- 4 Kitap
    1.Tüm Insanlar Gibi- Samuel Butler (5\5)
    2.Sergüzeşt- Sami Paşazade Sezai (5\5)
    3. İstanbul United
    4.Bütün Şiirleri -Orhan Veli

    EKIM- 4 Kitap
    1.Morgue Sokağı Cinayeti- Edgar Allen Poe (5\5)
    2.Cam Şato- Sarah J. Maas (1\5)
    3.Hamlet- Shakespeare (3\5)
    4.Düşmanlar- Marissa Meyer (5\5)

    KASIM- 2 Kitap
    1.Sokrates'in Savunması -platon (5\5)
    2.Damızlık Kızın Öyküsü- Margaret Atwood (4\5)

    ARALIK- 4 Kitap
    1.OT Dergi sayı 83 (5\5)
    2.Kördüğüm- Heidi Betts (1\5)
    3. Pia Mater- Serkan Karaismailoğlu (5\5)
    4.Yaz Bahçesi- Paullina Simons (4\5)

    TOPLAM:89

    2018'de okuduğum kitaplar ve puanlamalarım--> #39175683
  • "Türkiye de hiç bir başarı cezasız kalmaz evlat."
  • Yurtsever sanat gibi halk sanatı fikri de, tehlikesi bir yana, bana gülünç geliyordu. Mesele, "aylakların harcı" olan üslup inceliklerini feda ederek sanatı halkın ulaşabileceği bir seviyeye getirmek idiyse, asıl cahillerin elektrik işçileri değil, sosyete mensupları olduğunu bilecek kadar yüksek sosyeteye girip çıkmıştım. Üslup açısından halka yönelik bir sanat, Genel İş Konfederasyonu üyelerinden çok, Jockey Kulübü üyelerine yönelik olurdu; işlenen konulara gelince, çocuk kitapları çocuklar için ne kadar sıkıcıysa, halka yönelik romanlar da, halktan insanlar için o kadar sıkıcıdır. İnsan okurken başka bir diyara gitmek ister; prensler işçileri ne kadar merak ederse, işçiler de prensleri o kadar merak eder. M. Barrés, savaşın başından itibaren, sanatçının (Tiziano'dan söz ediyordu) her şeyden önce vatanına hizmet etmesi gerektiğini söylemişti. Ne var ki sanatçı, vatanına ancak sanatçı sıfatıyla hizmet edebilir, yani sanatın, biliminkiler kadar hassas olan yasalarını inceler, deneylerini hazırlar ve keşiflerini yaparken, karşısındaki gerçekten başka –vatan dahil– hiçbir şeyi düşünmemesi lazımdır. Fransa için Devrim'in bütün ressamlarından daha büyük bir övünç kaynağı olan Watteau ve La Tour'un eserlerini "yurtseverlik" adına yok etmeseler de küçümseyen devrimcileri taklit etmeyelim. Seçme hakkı olsa, yufka yürekli bir insanın seçtiği alan anatomi olmazdı belki. Son derece iyi yürekli bir insan olan Choderlos de Laclos'ya Tehlikeli İlişkiler'i yazdıran da, erdemliliği ve iyi yürekliliği değildi; aynı şekilde Flaubert de, Madame Bovary'nin ve Bir Gönül Eğitimi'nin konularını, küçük veya büyük burjuvaziyi çok beğendiğinden seçmemişti. Nasıl ki bazı kişiler, savaş başlamadan önce, savaşın kısa süreceği kehanetinde bulundularsa, bazıları da, aceleci bir dönemin sanatının da kısa ömürlü olacağını ileri sürüyorlardı. Bu anlayışa göre, trenler uzun uzun seyre dalma zevkini ortadan kaldıracaktı ve yolcu arabaları dönemini özlemenin anlamı yoktu, ama onların işlevini şimdi otomobiller yerine getiriyor ve yine turistleri terk edilmiş kiliselere götürüyorlar.Hayatın sunduğu bir imge, bize o anda birbirinden farklı çok sayıda izlenim getirir aslında. Örneğin daha önce okunmuş bir kitabın kapağının görüntüsü, başlığındaki harflere eski bir yaz akşamının mehtabını işlemiştir. Sabah içilen sütlü kahvenin tadı, eskiden kimbilir kaç kez, sertleşmiş süte benzeyen, kaymak gibi, kıvrımlı beyaz porselen bir kâseden sütlü kahve içerken, önümüzdeki gün, hiç dokunulmamış ve dopdolu uzanırken sabahın ilk saatlerinin aydınlık belirsizliğinde ansızın bize gülümseyen o güneşli hava umudunu getirir yeniden. Bir saat, sadece bir saat değildir, kokularla, seslerle, projelerle ve iklimlerle dolu bir kaptır. Gerçeklik dediğimiz şey, bizi aynı anda sarmalayan bu izlenimlerle hatıralar arasındaki bağlantıdır –bu bağlantıyı ortadan kaldıran basit bir sinematografik görüntü, kendini gerçekle sınırladığını iddia ettiği ölçüde gerçekten uzaklaşır– ve yazar, cümlesinde iki farklı olguyu ebediyen birleştirebilmek için bir benzeri daha olmayan o bağlantıyı tekrar bulmak zorundadır. Bir tasvirde, tasvir edilen mekânda bulunan nesneler, sonu gelmeyen bir liste halinde peş peşe dizilebilir, ama gerçek, ancak yazarın iki farklı nesneyi alıp aralarındaki ilişkiyi, bilimde benzersiz nedensellik yasasının sağladığı ilişkinin sanat alemindeki karşılığını saptadığı ve onları güzel bir üslubun zorunlu halkaları içine hapsettiği an ortaya çıkacaktır. Yazar da tıpkı hayat gibi, iki izlenimde ortak olan bir niteliği bulup ortak özü çıkaracak ve onları zamanın sıradanlığından kurtarıp bir istiarenin içinde birleştirecektir. Bu açıdan bakıldığında, beni sanata yönelten, tabiatın ta kendisi olmamış mıydı; sanatın kendisinin başlangıcı tabiat değil miydi; bir şeyin güzelliğini, çoğu kez uzun zaman sonra, bir başka şeyin içinde bulmamı, Combray'de öğle saatinin güzelliğini çan seslerinde, Doncieres sabahlarının güzelliğini kaloriferin hıçkırıklarında keşfetmemi sağlayan, tabiat değil miydi? Aradaki bağlantı pek ilginç olmayabilir, nesneler sıradan, üslup kötü olabilir, ama bu süreç yoksa, hiçbir şey yok demektir.
  • https://youtu.be/ewY56JvWwO0
    Devrim arabaları filmi.

    Bizim hayallerimizi hep ertelediler, yapamazsiniz dediler yapanları bile engellediler. Bir benzin bahanesi ile sonlandirdilar ama gerçek neden değildir . 4 aylık bir süre de Devrim isimli araba yaptık ama istemeyenler manşetlerine "Devrim yolda kaldı, dediler ". Paşa talimatli yapılan araba benzin icin "Garp aklıyla yaptık, şark kafasıyla benzin koymadi unuduk, diyor ". Bu bir bahane olamaZ. 70 yıl nerdeyse bu hayal ertelendi şimdi yine yapmaya çalışıyoruz.
    Bizleri kim yönetiyor, kim ucaklarimizi toprağın altına gömdü. Bizden görünüp bize ihanet edenlerden hep nefret etmişimdir. Kendilerini bu vatan sahibi sanıp ama aklını dış güçlerine satanlardan nefret ediyorum.
  • "Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz.
  • Okuma Topluluğu film gösterim ve tema bağlamında tartışmaları devam ediyor! Sıradaki filmimiz Devrim Arabaları 🎬 2 ve 4 Aralık Pazartesi ve Çarşamba günleri Yıldız Amfi M-2'de toplanıyoruz, hep beraber filmi izliyoruz ardından Devrim teması bağlamında tartışmaya başlıyoruz.
    Etkinliklerimizin belirlenen hafta iki gün yapılmasının sebebi arkadaşlarımızın hafta içinde uygun oldukları gün aramıza katılmasını istememiz olsa da zamanınız varsa her iki gün de etkinliklere katılabilirsiniz 🌸 Birbirimizin penceresinden bakabileceğimiz güzel tartışmalar için tüm arkadaşlarımızı bekliyoruz, uygun olduğunuz gün görüşmek üzere...