Yalnızlıkla tecrit, elbette ki aynı anlama gelmez; kendi başlarına yaşayan ya da az sayıda dostuyla görüşen birçok kişi mutlu ve sağlıklıdır. Tıbbi açıdan risk oluşturan şey, insanlardan kopuk olduğunu ya da kimsesi olmadığını hissetmektir.
Kronikleştiğinde, öfke ve kaygı insanların bir dizi hastalığa karşı direncini kırabilir. Depresyon ise kişilerin daha kolay rahatsızlanmasına neden olmasa bile, özellikle durumu ağır olan daha zayıf hastaların tıbbi açıdan iyileşmesini engelleyebilir ve ölüm riskini artırabilir.
Kronikleşmiş düşmanca duygular ve tekrarlanan öfke nöbetleri erkekler için kalp hastalığında en büyük risk gibi görünürken, kaygı ve korku duyguları da kadınlar için daha ölümcül olabiliyor.
Williams’ın söylediği gibi, “Düşmanca duyguların panzehiri, insanlara daha fazla güvenebilen bir kalp geliştirmektir. Gereken tek şey ise doğru motivasyondur. İnsanlar düşmanca duygularının mezara erken girmelerine yol açabileceğini görünce, denemeye razı olurlar.”