Haklılığı kanıtlanmış öfkeye tutunmanın, günün birinde öteki kişiyi aniden ışığı görüp özür dilemek için sürünerek geri gelmeye ve daha önemlisi, kendini eşit derecede, hatta daha da berbat hissetmeye zorlayacağı yolundaki sihirli fanteziden vazgeçmek zordur.
*Acı çeken tek kişi oluşunuz, olumsuz bir bağlılıktan geri adım atmanız için belki de en iyi gerekçedir.
Bob’un ani kaçma kararı ve nişanlarını sona erdirme biçimi, hem ortak geçmişleri ile ilgili anlayisini hem de birlikte geçirecekleri gelecekle ilgili resmi gözden geçirmeye zorluyordu onu. Ayrılık, Bob’la sorunlarını asla fark etmemiş ya da ortaya çıktıkça konuşmamış oldukları için özellikle acı vericiydi. Bob kuşkularından hiç söz etmemiş ya da tatminsizlik duygularını paylaşmamıştı, Mary de bir şeyin ters gittiğini fark etmemişti. Doğal olarak ezildiğini ve bunaldığını hissediyordu.
“Sadece beni neden terk ettiğini anlamak istiyorum. Davranışına bir anlam verebilirsem, belki de onu bağışlayabilir ve aklımdan çıkarabilirim.”
Nasıl olup da bu kadar acımasızca, duyarsızsızca ve bilgisizce davrandığını, yine de görünüşe bakılırsa vicdan azabı duymadığını öğrenmek istiyordu.
En iyi şekilde dinlediğimizde; yargılamadan ya da dikkatimiz dağılmadan, duygusal açıdan tam anlamıyla orada bulunduğumuzda; değiştirmek, onarmak, düzeltmek ya da akıl vermek zorunda kalmadan öteki kişinin söylediklerine tam olarak açık olduğumuzda; başka yerde değil de, o kişinin yanında olduğumuzda ortaya çıkan katıksız ilginin niteliği hiçbir yol gösterici ipucuyla anlatılamaz.