Zaman, insani gelişmenin mekanıdır. Hiç boş zamanı bulunmayan, uyku, yemek yeme vb. salt fiziksel kesintiler dışındaki bütün ömrü kapitalist için kullanılan emeği tarafından soğurulan bir insan, bir yük hayvanından beter durumundadır. Bedenen çökmüş ve zihnen vahşileşmiş olan böyle bir insan, başkalarının zenginliği üreten bir makineden başka bir şey değildir. Ne var ki, modern sanayinin bütün tarihi, sermayenin, kontrol altına alınmaması durumunda, pervasızca ve acımasızca, işçi sınıfının bütününü bu en uç alçaltılmışlık durumuna düşürmeye çalışacağını gösteriyor.
''Doğal fiyat''... metaların fiyatlarının sürekli olarak yöneldikleri merkezi fiyattır. Farklı rastlantılar onları bazen bunun bir hayli üzerinde tutabilir ve bazen de bir miktar altına düşürebilir. Ama onları bu durağanlık ve devamlılık merkezine yerleşmekten alıkoyan engeller hangileri olursa olsun, hiç durmadan bu merkeze yönelme eğilimdedirler.''
Eğer bir metanın değeri, onun üretilmesi için kullanılan emeğin niceliğiyle belirleniyorsa, bir adam ne kadar tembel ya da beceriksizse, metayı tamamlamak için gerekli olan çalışma süresi o kadar uzayacağından, bu adamın metasının aynı derecede daha değerli olacağı düşünülebilir. Ama bu, üzücü bir hata olurdu. Hatırlayacağınız gibi ''toplumsal emek'' ifadesini kullanmıştım ve bu ''toplumsal'' nitelemesi pek çok noktayı içinde barındırır. Bir metanın değerinin onda harcanmış ya da kristalleşmiş bulanan emeğin niceliğiyle belirlendiğini söylediğimizde, bu metanın, belirli bir toplumsal durumda, belirli ortalama toplumsal üretim koşulları altında, belirli bir ortalama toplumsal yoğunluğa ve ortalama toplumsal beceriye sahip olan emek kullanılarak üretilmesi için gerekli olan emek niceliğini kastederiz. İngiltere'de, buharlı dokuma tezgahı, el tezgahıyla rekabet etmeye başladığında, belirli bir miktardaki ipliği bir yarda pamuklu dokumaya ya da beze dönüştürmek için gerekli olan çalışma süresi geçmiştekinin yarısına düştü. Zavallı el dokumacısı artık eskiden olduğu gibi 9 ya da 10 saat değil, 17 ya da 18 saat çalışıyordu. Yine de, 20 saatlik çalışmasının ürünü artık yalnızca 10 toplumsal çalışma saatini ya da belirli bir miktardaki ipliği tekstil ürünlerine dönüştürmek için toplumsal olarak gerekli olan 10 saatlik çalışmayı temsil ediyordu. Bu nedenle, 20 saatlik ürünü, geçmişteki 10 saatlik ürününden daha değerli değildi.