Ama belki de bütün hayatlar böyleydi. Görünüşte en yoğun ve yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini böyle hissediyorlardı belki. Dönümler boyu hayal kırıklığı, tek düzelik, acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı. Belki de hayatın anlamı bundan ibaretti. Kendine tanıklık eden bir dünya gibi olmak.
“Herhangi bir hayatta cidden mutlu olduğumdan emin değilim.”
“Amaç mutluluk mu?”
“Bilmem ki. Hayatımın bir anlamı olmasını istiyorum sanırım. İyi bir şey yapmak istiyorum.”