lumière du soleil

Puan vermedi·424 syf.·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2024 00:00
·
2024 43. kitabı
Claire Kingsley
7.5/10 · 459 okunma
Reklam
Paul birden çarşafları yatağın üzerine doğru fırlattı ve beni kendine çektiğinde göğsüne çarparak afalladım. Kolları sanki beni korumaya alır gibi sıkıca bedenimi sarmalayıp çenesini başıma yasladığında teninin sıcaklığına teslim olarak gözlerimi kapattım. "Kalbim nasıl atıvor, dinle." Eli hem saçlarımı okşadı hem de başımı göğsüne bastırdı usulca. "Dinle sana neler söylediğini." "Neler söylüyor?" diye mırıldandım. "Anlayamadım pek..." Muzırca güldüğümde benimle birlikte güldü. Hislerini onun ağzından duymak hoşuma gidiyordu. "Bu adamın gördüğü ilk günden beri dinmek bilmeyen bir tutkuyla sana bağlandığını itiraf ediyor," diye fısıldadı kulağıma eğilip. "Uzun zamandır bugün için delirdiğini söylüyor, duyuyor musun?" "Başka?" dedim şımarık bir şekilde omuz silkerek. "Seni hep çok seveceğini... Eğer istersen onun tek sahibi olacağını söylüyor." "Kimin?" Keyifle sırıttım. "Kalbimin," dediğinde hızlanan kalp atışlarımın sesini duymasını isteyerek başımı çıplak göğsünden ayırıp geriye çekildim. Ürkek bir biçimde yüzüne uzattığım parmaklarım kumral sakallarını okşarken yavaşça kendime doğru çektim. Ne yapmak istediğimi anlayınca bir adım öne çıkarak göğsüme doğru eğildi. Başını göğsüme yasladığında parmaklarım dağınık saçlarında gezinirken, "Dinle..." diye mırıldandım. "Kalbim sana neler söyleyecek." "Kalp dilim pek iyi değil... Ne dediğini anlayamıyorum ama epey hararetli konuşuyor sanırım. Çok hızlı atıyor, dedikten sonra gülüşüyle birlikte göğsüme çarpan sıcak nefesi ürpermeme neden oldu. "Hımm..." dedim ona söyleyeceklerimi düşünmek için kendime zaman tanıyarak. "Kalbim sana teşekkür ediyor. Beni sevilmeye değer gördüğün için... Kalbinde bana yer açtığın için..."
"Eğer bir cenaze evinde olmasaydık, Noa..." dedikten sonra beklemediğim bir şekilde kulağıma doğru eğildi ve sessizce sıcak nefesini tenime üfledi. Kalbim neden bu kadar hızlı çarpıyordu? "Seni öpmek isterdim." Aynı anda ikimizin de aklından bunun geçtiğine inanamıyordum. Paul'la hiç bu kadar açık flört etmemişken şimdi daha da ötesinden bahsediyorduk. Dudaklarının tadını hiç merak etmemiştim. Şimdi ediyordum. Dudaklarıma kayan gözleriyle yanaklarıma bir sıcaklık saldırdı. Nabzım tenimi döverken dudaklarımı yalama ihtiyacıma karşı koymaya çalıştım. "Ama ilk gerçek randevumuza kadar seni öpmeyeceğim.
Dizlerime bulaşan kanı önemsemedim. Oyuncak bebek Alice kirlenmesin diye cesedinin üzerine bıraktım. "Gittiğin yerde de eminim herkes seni çok sevecek. Tatlı uykular, güzel Alice." Doğrulup ayağa kalktım. "Müzeme hoş geldin.
Mia benim için önemliydi. Noa kardeşinin üzerine titriyordu. Mia onun zaafıydı. Birini cezalandırmak isterseniz o kişinin elinden oyuncağını alın. Sonra kenara çekilin ve nasıl mahvolduğunu izleyin. İşte bütün mesele buydu.
Reklam