"Yarattığınız düzen kurtarıcı yetiştirmiyor. Kendini kurtarmaktan başka bir şey düşünmeyen ve her durumda hep bir B planı yapan insanlar yetiştiriyorsunuz. Evi, arabası, yazlığı olan, evinde her türlü elektronik konfora ve lükse sahip olan insanlar... Biliyorum. Bunlar kurtarmaz ülkeyi. Peki kim kurtarır? Parası Arap ülkelerinde olanlar mı? Asla. Müteahhitler mi? Onlar zaten bu ülkeyi sevseler bu işi yapmazlardı. Yine Anadolu insanına düşecek iş. Kurtuluşa kendini adayanlara kalacak bu mücadele."
"Anlamak önemli değil” dedi. “Önemli olan idrak etmek; idrak, darak kelimesinden gelir. Bir şeyin en dip noktasına ulaşmaktır yani, dip demektir. Bütün seviyeleri geçmek demektir. Dibe ulaşana kadar katbekat hayal âlemlerinden geçersin. Sona geldiğinde gerçeği bulursun."
"Masallar hep insana ait öyküleri sembollerle anlatırdı. İnsanın toplum içinde birey olabilmesinin yolunu açardı. Oysa "modern" toplum bireyler istemiyor ki. Kendilerini birey zanneden, ancak tükettikçe var olabildiklerini deneyimleyen itaatkâr bir kalabalık istiyor."