Şairlerin Ölüm Sebepleri:

(edip cansever 57, turgut uyar 58, cemal süreya 59 yaşında ölmüş. :s)

Orhan Veli Kanık > 36 yasinda belediyenin actigi cukura dusmesinin ardindan carpma kaynakli beyin kanamasi.
Sabahattin Ali > 41 yaşında sırtından vurularak.
Cahit Sıtkı Tarancı > 46 yaşında akciğer zarı iltihaplanması.
Edip Cansever > 57 yasinda beyin kanaması
Tevfik Fikret > 48 yaşında şeker hastalığı kaynaklı böbrek iflası.
Özdemir Asaf > 57 yaşında karaciğer kanseri.
Edip Cansever > 57 yasinda beyin kanaması
Turgut Uyar > 58 yaşında siroz
Cemal Süreya > 59 yasinda carpmaya bagli kafa travmasi
Nazim Hikmet Ran > 61 yaşında kalp krizi
Mehmet Akif Ersoy > 63 yaşında siroz
Behcet Necatigil > 63 yasinda akciger kanseri.
Ahmed Arif > 64 yasinda kalp krizi.
Bedri Rahmi Eyüboğlu > 64 yaşında pankreas kanseri.
Cenap Şahabettin > 64 yaşında beyin kanaması.
Ece Ayhan > 70 yaşında beyin tümörü.
Yahya Kemal Beyatlı > 73 yasinda bagirsak iltihabi.
Faruk Nafiz Çamlıbel > 75 yaşında kalp krizi.
Rüştü Onur > 22 yaşında verem.
Hasret Gültekin > 22 yaşında Madımak'ta yanarak.
Muzaffer Tayyip Uslu > 24 yaşında verem.
Arkadaş Zekai Özger > 25 yaşında beyin kanaması.
Nilgün Marmara > 29 yasinda balkondan atlamak suretiyle intihar
Didem Madak > 41 yaşında kolon kanseri.
Behçet Aysan > 44 yaşında Madımak Oteli'nde yanarak.
Cahit Zarifoğlu > 47 yaşında pankreas kanseri.
Ziya Osman Saba > 47 yaşında kalp krizi.
Ahmet Haşim > 49 yaşında böbrek ve karaciğer yetmezliği,
Adnan Yücel > 49 yaşında akciğer kanseri.
Hasan Hüseyin > 57 yasinda beyin kanaması.
Ceyhun Atuf Kansu > 59 yaşında kalp yetmezliği.
Mustafa Şerif Onaran > 76 yaşında mide kanaması.
Attila İlhan > 80 yasinda kalp krizi.
Cahit Külebi > 80 yaşında böbrek yetmezliği.
Melih Cevdet Anday > 87 yaşında böbrek yetmezliği.
İlhan Berk > 89 yasinda prostat kanseri.
Fazıl Hüsnü Dağlarca > 94 yaşında zatüre.

resim şekli: https://pbs.twimg.com/media/DMlvED7WsAESOQr.jpg

kaynak: http://celiltr.tumblr.com/...B6l%C3%BCm-sebepleri

Bazı yaralar yararlıdır buna inan,
Bazı yaraların ortasından küçücük bir el,
Sanki geçmişine çiçek uzatır,
Bazı yaralardan sızan kanla,
Tüm geleceğin yıkanır.
#didemmadak

Kemal Tuncar, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu

Kalbim usulca kıpırdardı
Ve ses çıkarırdı dokununca
Çan çiçeğiyle karıştırırdı onu belki
Bir başkası olsa.

Ah'lar Ağacı, Didem Madak (Sayfa 30)Ah'lar Ağacı, Didem Madak (Sayfa 30)

Mutsuza Kim Bakacak/Didem Madak
İki sigaram kaldı bu gece için
Yüzyıl yetecek çocukluğum,
İki muhabbet kuşum,
Biraz da ateşim var.
Dua ediyorum ateşe
Vazgeçsin diye beni yakmaktan bu gece
Dünyanın bütün sabahları için iki bilet al maviş anne
Aman umutsuz bir yer olmasın!

Tansu Özaras, bir alıntı ekledi.
16 saat önce · Kitabı okuyor

Maviş anne
İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuz için
Dünyanın bütün sabahlarına bir bilet al.

Ben ölürsem mutsuza iyi bak!

Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 23)Grapon Kağıtları, Didem Madak (Sayfa 23)

TAVAN ARASINDAN KAÇAN İÇDÖKÜM!
Bugünlerde kendimi hiç iyi hissetmiyorum.
Bir yanım cancağızım Tarık AKAN'ın hüznüyle kavruluyorken öbür yanım ise taptaze bir Ahmet ERHAN'ımın şiiri!
Ne yapacağımı hiç bilmiyorum Turgut Abi..
Şehrin loş ışıkları ve pasif insanları taşlı yapılar arasında üzerime üzerime geliyorlar karlı bir gecede. Oysa hani geceler şairin şiir sırdaşıydı be hey mavi gözlü dev şairim Nâzım Hikmet'immm...
Yüreğim bir Yeşilçam filminin sonları gibi cam kenarlarında seni düşlüyor. Kemal Sunal...Çocukluğumda beni yaşadığım travmalardan çıkaran komik usta! Ah be...Ya sana ne demeli Tezercim?
Senin varoloşuna kapılmışken, yazdıklarını kendim yaşıyormuşçasına üzülüyorken terk etmek de neyin nesiymiş? Yahu sen neden intihar ediyorsun. Ben sana sırılsıklam bir bulutun buruşuk kollarında aşık olmuştum. Ama sen ne yaptın? Söyle bana...Neden yalnız bıraktın beni be hayatımın divası! Sen hiç konuşma Ferit Edgü...Sen memleketime gitmişsin orada O'nu yazmışsın. Ama Hakkari'de bir mevsimi yazarken niye benim ailemin yüreğindeki acılarının mevsimini de yazmadın be koca adam? Yazsaydın ya koca puntolarla...Hakkari, silik bir coğrafya haritalarda. Oysa yüreklerde öfkesi dinmemiş bir yanardağ! Üç abimin, akrabalarımın ve bütün insanlarımızın tabutu orası! Ah ahh...Göz kapaklarım sulu bir balya gibi ağırlaşmakta Attila Amca...
Keşke herkes gitse başımızdan!
Beni kim anlayacak söylesene Oğuz Atay?
Hegel'i bir öğrencisi anlamıştı.
O da yanlış anlayarak. Selim'i ise hiç kimse anlamıyordu. Ama o kendisini anlıyordu. Çünkü kendisine "kimse beni anlamıyor" teşhisini koymayı iyi biliyordu. Oysa ben tamamen Fransız kalmıştım Hegel'in oyununda! Gel beni de öldür Oğuz Atay! Belki böylece bir palyaço olurum mezarımdayken.
Ne mezarı yahu?
Beni de sabun yaparlar, Yahudileri yaktıkları gibi...
Şimdi beni anlıyor musun Godot Bey?
Seni neden beklemediğimi!
Çünkü çok kötüyüm bugünlerde.
Kendimi Gregor Samsa ve Bay Mearsault karışımlı bir ruh olarak hissediyorum Zerdüşt'ün böyle buyurmaları yanında.
Nasıl tarif etsem ki?
Bir yer var biliyorum. Ama anlatamıyorum Orhan Veli gibi...
İşte orası çok acıyor be doktor civanım.
Hani olur ya yetim bir çocuğun elinden annesinin fotoğrafını alırsın ya işte o acıya çok benziyor!
Çocukluğumu çaldılar benden Necip Fazıl'ın kaldırımlarında; çocuklar Cahit Zarifoğlu'na işaret ederken!
Herkes oyunlar oynarken, ben felçli bir şekilde sadece uzanmıştım. Anadolu gibi...Ufuk Aymaz, "Zonguldak Hatırası" şiirinde şunu demişti: "Babamın bıyıklarıya dikiyorum/ Çocukluğum denen o yırtığı" Saatlerce ağladım bu satırlarla. Abartı yok! Çünkü, bu satırlar, benim çocukluğuma eşdeğer...Ama bir şey var ki, o da dilim varmıyor söylemeye. Benim babamın bıyıkları dökülmüştü hunharca acılardan dolayı! Ve o acılar beni ona yabancılaştırmıştı. Sadece beni!
Ve onca kişinin arasında sadece ona mı? Hayır, bütün aileye... Sanki, yeni alınmış bir süs eşyasının geçici göz zevki gibiydim onlar için! Söyle Ufuk Abi, ben yırtık çocukluğumu neyle dikeceğim?
Hangi şey yetecek?
Hangi şeyin gücü yeter?
İçim acıyor lan içim!
Nerede o çok sevip inandığınız Tanrı hazretleri?
Ben bunları yaşarken neredeydi?
Ya çok iyi bir sadist ve sinist birisi!
Ya da hergelenin teki...
Gerçekten bunca insanlar ölüyorken o nerede?
Ölmek mi dedim?
Pardon ben bazen karıştırırım. ‘’Öldürülmek!’’ olacaktı.
Evet bu insanlar masumca öldürülüyor.
Ve o hiçbir şey yapmıyor!
Her neyse bunlar derin konular.
Ellerimde yırtık bir şeyler var şimdi.
Yırtık çocukluğum...
Yırtık anılarım...
Yırtık bir resimdeki babamın bıyıkları ve acıları…

Beni seviyorlar; ama üzme payından az.
Neden herkes bizi üzüyor Nilgün Marmara'm?
Belki de Didem Madak'la çiçekli şiirler yazdığımız için olabilir…

Ben artık ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum.
Bu topluma ayak uyduramıyorum.
Hepsi bu bozuk sistemin orospuları gibi. Emperyalistler dahil...

Sanırım bu kelimeler hiçbir şey anlam ifade etmiyor albayım.
Onun için yeter artık!
Ben yatacağım, iyi geceler (sanki gecenin iyi kısmı kalmış da...) sana tavan arasında korkuyu bekleyen piç!

Kuzey Şükrü Kaya
(19.12.2016)

Ryhn bkm, bir alıntı ekledi.
21 saat önce

Bıçağın ucundaydı insanların hafızası.
“İnsan unutandır
ve insan unutulmaya mahkûm olandır."

Ah'lar Ağacı, Didem MadakAh'lar Ağacı, Didem Madak