“Ben bu şiire yaşanmamış denizlerimi
Ben bu şiire gidilmemiş ülkelerimi
Ben bu şiire utanmazca çalınmış emeklerimi
Ellerimden uçup gitmiş yıllarımı ben bu şiire koydum a dostlar
Akbabalar götürdü ciğerlerimi
Zindanlarda kaldı kolum kanadım
Birgün yaslanırlar belki
Koca bir dağa yaslanır gibi
Şiirlerimdeki korkunç acıya”
“Okullardan geçmiş olurlar belki
Kölelikten çıkmış olurlar belki
Mutluluğa ermiş olurlar belki
Yollarda işyerlerinde kumlarda ormanlarda
İnsan insan okurlar belki şiirlerimi
Ve derler
-Ronsar’ın sevgilisinin Ronsar için dediği gibi-
Amma da çok severmiş Hasan Hüseyin bizi”
“Yalan söyleyene sövdüm radyoda
Gazetede tükürdüm suratına itin birinin
Bu kadar da olmaz ki
Bir yerde biter bu namussuzluk
Ben hep onlar için söyledim şiirlerimi
Onlar için yazdım bütün yazdıklarımı
Ne çektimse bunca yıl, onlar uğruna
İstedim ki duyar gibi yağmuru duysunlar yüreklerinde
İstedim ki tokat gibi insin suratlarına
İstedim ki desinler
İşte bizim de şairimiz
İşte bizim de sesimiz
İşte bizim de kurtuluşumuz
Demediler bir tek gün
Demdiler bir tek gün
Ağaçlar anladı beni
Kayalar sular yollar
Ama onlar anlamadı
Ama onlar iğilmedi şiirlerime
Ne güzel, ne güzel”
“Ne düşündüm ne yaptımsa bugünedek
Hep onlar için
Ne dedim ne söyledimse
Onlar adına
Hapislik işsizlik kahır
Ve intihar yalnızlığı
Kahpelikler puştluklar aldatmacalar
Ne çektimse bunca yıl
Kurtulsun diye onlar
Ne güzel, ne güzel”