Bazen insan kendi hayatının kenarında durmuş gibi hissediyor; sanki yaşanan her şey bir başkasına aitmiş de biz sadece izliyormuşuz gibi… İçinde biriken o sessizlik, kimseye anlatılamayan düşüncelerle ağırlaşıyor ve zaman geçtikçe insanın omuzlarına görünmez bir yük gibi çöküyor. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken sen olduğun yerde kalmışsın gibi geliyor, ne ileri gidebiliyor ne de geriye dönebiliyorsun. En kötüsü de bu değil aslında; en kötüsü, bir zamanlar seni heyecanlandıran şeylerin artık hiçbir şey hissettirmemesi. Sanki renkler solmuş, sesler uzaklaşmış ve dünya yavaşça anlamını kaybetmiş gibi… Ve insan, bu hissin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu bilemeden, kendi içinde yavaş yavaş kaybolmaya devam ediyor.