Hayat da böyledir,Mefharet, hayat da böyledir. Çaresizlik ve tehlike ânları vardır ki, o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. Batar insan ve boğulur. Marifet o ânları geçirmektir. Sonrası gittikçe kolaylaşır. Kadere teslim olmak lazımdır o ânlarda. Menfi, miskin, âciz bir tevekkül değildir bu.Anlıyor musun? İsyanın tekniğidir. Yani sabırdır.Müspet, enerjik ,hedefli ,iyimser bir sabır.Dikkat et sözüme. Bu dünyada ölümden başka hemen her şeyin bir çaresi vardır. Mesele diye karşımıza çıkan zorlukların çoğunu kendi ruhumuzun içinde halledebiliriz.
Oğul, elbette kıymetlisin, elbette güzelsin. Ama dikkat et, zordur güzelliğin taşınması, zorlanma. Niceleri kendi güzelliğinde boğulur gider bu dünya kitabında. Sen de onlardan olma.
Şeyhim Muhammed Gamri ve Şeyh Medyen zaviyeye parlak yüzlü gençler geldiğinde kabul etmezdi ve şöyle derlerdi:
"Zaviyeye parlak gençleri sokup da müritleri şerden korumak, evin çatısına et koyup da kargalardan korunmayı istemek gibidir."
O halde sofiler, bu gibi hususlara dikkat etsinler. Dergâha biri alınmadığında veya dergâhtan uzaklaştırıldığında şeyhe veya nakibe itiraz etmesinler. Nitekim doğru olan budur.
“Efsaneler, mitler, tanrılar ve dinler ilk kez Bilişsel Devrim sayesinde ortaya çıktı. Daha önce pek çok hayvan ve insan türü "Dikkat et! Bir aslan!" diye uyarı gönderebiliyordu, ama Bilişsel Devrim sayesinde, Homo sapiens "aslan kabilemizin koruyucu ruhudur" deme becerisini kazandı. Kurgular hakkında konuşabilme becerisi, Sapiens dilinin en özgün yanıdır.”