Yazı da resim gibi derin bir sükuttur. Onu konuşturan kişi, simgelerin temsil ettiği gerçeklikleri bilmiyorsa hakikati bulamaz; yalnızca hoşça/boşça vakit geçirir.
Bir insanın yeryüzünde başına gelebilecek en büyük musibet anlamlandırma yetisini kaybetmesidir. Bu yetiyi kaybetmek, kişiyi bunalıma sokar; bir süre sonra da kendini imhaya sürükler. Nitekim intihar eden yani kendi varoluşunu imha eden insanların söylediği en önemli ifadenin
"Artık yaşamanın bir anlamı kalmadı."
olması boşuna değildir.