"Adalet için, insanların acılarını yenmek için yürüyorlar. Bayağılıkları, çirkinlikleri yenmek için savaşıyorlar. Yeni bir güneş yakacağız demişti bana onlardan biri, yakacaklar. Bütün kırık yürekleri bir yürek halinde birleştirecekler demişti
Başaracaklar!"
"Bakın ne korkunç şey! Bir avuç akılsız insan vuruyor, boğuyor, eziyor; bunu halk üzerinde kurmuş olduğu uğursuz egemenliği sürdürmek için yapıyor. Vahşet artıyor, zalimlik yaşam yasası haline geliyor... Düşünsenize! Onlar vuruyorlar, vahşi hayvanlar gibi paralıyorlar, çünkü cezasız kalacaklarından emindirler, işkence etmekten hoşlanıyorlar; bu kötülüğe susamışlık ilkel içgüdülerini, hayvansal alışkanlıklarını sertlikle doyurma iznine sahip kölelerin iğrenç hastalığı, ötekiler ise, intikam duygusuyla zehirlenmişler. Geri kalanı da zorbalıktan sersemlemiş, kör ve dilsiz olmuştur. Halkı, tüm halkı yozlaştırıyorlar böylece."
"Köylüler! dedi. "Nasıl yaşadığınızı görmüyor musunuz? Soyulduğunuzu, aldatıldığınızı, kanınızın emildiğini görmüyor musunuz? Her şey size dayanıyor, yeryüzünde başlıca güç sizsiniz! Haklarınız ne peki? Tek hakkınız açlıktan gebermek!"