“Jackson eliyle küçücük ofisinin duvarlarını kaplayan ciltler dolusu kitabı işaret ederek “Bu kitapları görüyor musunuz?” dedi. “Bütün bunları okuyup incelemem bana hukuk ve kanunların başka, hak ve adaletin başka şeyler olduğunu öğretti. İstediğiniz avukata sorun. Neyin adaletli olduğunu öğrenmek için kilisenin Pazar Okulu’na gidersiniz. Fakat hukuk öğrenmek için bu kitaplara başvurursunuz.”
“Önünüze engeller çıkacak, başarısızlıklarınız olacak, düşmanlarınız zaferler elde edecek, davanızın düşmanları olacak ama umutsuzluğa kapılmayacaksınız! Cesaretiniz kırılmasın! Başarısızlıklarla, zorluklar ve engellerle karşılaşıldığında şikayet etmeyin.
‘Denedik, uğraştık ama destek bulamadık. Her adımda engellerle ve düşmanlıkla karşılaştık..’ Böyle söylemeyin!
Karanlığın ruhu ışığınızı söndürdüğünde her defasında yeniden yakın. Yine mi söndürdü, ikinci kez, üçüncü, beşinci, yüzüncü, bininci kez yakın. Yanmaktan yorulmayın. Işık saçın ve etrafınız aydınlanana kadar başkalarına da yol gösterin.
Yolunuzda çabuk bir başarı beklemeyin. Onay ve sempati, şeref ve şan yerine iftira, nefret ve alayla karşılaşabilirsiniz. Yardım yerine entrikalar yapılabilir, hatta size karşı açıkça mücadele de yürütülebilir. Düzinelerce, yüzlerce, binlerce karanlık güç ışığınızı söndürmeye çalışacak… Ama siz ışığınızı korumaya ve diğerlerini de aydınlatmaya devam edin!”
“Zeka bir insanın olabileceği en büyük lütuflardan biri… Ama ne yazık ki, bilgi arayışı sevgi arayışını kapı dışarı ediyor.
Sevgi alma ve sevgi verme yeteneğinden yoksun olan zeka, zihinsel ve ahlaki çöküşe, nevroza ve muhtemelen psikoza bile yol açar. Ve ben-merkezci bir amaca odaklanan ve insan ilişkilerini dışlayan bir beynin, sadece şiddete ve acıya neden olacağını da eklemek istiyorum.”