İnsanlar belki de bugüne kadar en yalnız oldukları zamandalar. Birbirleriyle yolları kesişse sağlıklı ilişkiler kurabilecek birçok kişi yalnız, hayal kırıklığına uğramış ve öfkeli halde.
Modern dünyada en büyük korkulardan biri beğenilmemek ve dışlanmak. Böyle olunca insanlar olmadıkları gibi davranıp bu beğeniyi kaybetmemek için çalışıyorlar. Bizim de en büyük korkularımızdan biri kabul edilmeyi, beğenilmeyi kaybetmek. Bu olmasın diye birçok insan kendini bir ürün gibi, vitrin düzenler gibi sunuyor. Ve bu sunuş kendi varoluşundan, hayat yolundan bağımsız olabiliyor.
İnsan, kendi kusuruna bir isim bulduğu an, onu kaderi gibi kucaklıyor. Her yarayı haklı, her kaybı zaruri sayan zavallı bir anlatı. İnsanı değiştiren büyük kararlar değil, küçük muafiyetlerdir.