İhanetin en kötü yanı, sadık insanlara duyduğumuz güveni de yok etmesidir…
Sevgili Ahmet Ümit’in son çıkardığı kitabı Yırtıcı Kuşlar Zamanı. Başkomiser Nevzat bir cinayeti çözmek için yola çıktı fakat bu her zamanki gibi normal bir cinayet değil, eşinin ve kızının ölümüne uzanan bir yolculuktu. Kitapta Başkomiser Nevzat’ın kızı ve eşinin katillerini bulamayışı, yaşadığı suçluluk duygusu güzel işlenmişti. Okurken en akla gelmeyecek insanlardan bile şüphe ettim. Sonuç beni çok şaşırtmadı okurken acaba mı dediğim kişiyle karşılaştım. Kitabın bana öğrettiği; en yakınlarına, dostlarına da güvenmemek gerektiği. Çok acı bir düşünce fakat kitapta bu durum çok güzel anlatılmıştı. İnsanın en yakınlarından bile şüphe etmesi… İnsanı bu noktaya getiren olaylar yaşaması da bir noktada bu düşünceyi normal kılıyor. Her zamanki gibi sürükleyici ve merak uyandıran bir Ahmet Ümit kitabı oldu. Tavsiye ederim.
Belki eskiden de bu kadar bencil, bu kadar acımasız, bu kadar aptal, bu kadar cahildi insanlar ama bu kadar cüretkar değillerdi. İnanmasalar bile bilgiye kıymet veriyolardı, vicdanlı olmanın öneminden bahsediyorlardı, merhametli olmak gerekir diyorlardı. Haklı olmanın, adil olmanın, fedakar olmanın bir anlamı, bir değeri vardı.
Millet birbirine sarılmayı unuttu, birbirinin gözünün içine muhabbetle bakmayı, birbirlerine sevgi duymayı, saygı duymayı. İnsanlar insan olmayı unuttu.