“Allah’ım” diye inledi.
“Allah’ım, ha” dedi karısı. “Şu nasırların da olmasa Allah’ı anacağın yok.” Kendi de biliyordu aslında, tek çocuklarını Allah onlardan alalı beri Süleyman’ın onu pek de anmaz olduğunu. Göz göze geldiler. Süleyman’ın yüzündeki gölgeyi görünce karısı da sustu. Aynı gölgeye karıştılar.
Öyle ya, bozkırda isyan mı edilir? Ne başkaldıran yalçın bir kayaya izin verir bozkır ne içine derinleşen bir vadiye. Kendisi gibi olmanı bekler, öyle değişmez, öyle ıssız, öyle dümdüz.