Dilay

"18 yaşındaydık. Tam yaşamaya ve dünyayı sevmeye başlamıştık ki bizi dünyayı yok etmekle görevlendirdiler. İlk bomba bizim yüreğimizin içinde patladı. Çalışma, çaba, ilerleme dünyasıyla ilişkimiz kesildi. Böyle şeylere inanmaz olduk. Biz yalnızca savaşa inanıyoruz artık."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Asker ateş altında kendini boylu boyunca yere attığı zaman, ölüm korkusuyla yüzünü toprağa bastırıp, ellerini ayaklarını yere geçirdiği anda toprak onun biricik arkadaşı, kardeşi, anasıdır. Asker, korkusunu ve iniltisini toprağın sessizliği ve güvenliği içinde dindirir. Toprak onu bağrına basar, ona yeniden can verir. Bu yeni hayatın süresi bazen birkaç saniyeciktir. Sonra bir bomba düşer... Ve o zaman da toprak kollarını askere sonsuzluklar boyunca açar."
""Kropp ise bir filozoftur, teklifi şu: "Savaş dediğin, bir tür halk şenliklerine benzemeli. Boğa güreşlerindeki gibi çalgılı, biletli olmalı. İki memleketin bakanları, generalleri banyo donlarıyla, ellerinde sopalar, sahaya çıkıp birbirlerine saldırmalılar. Sağ kalan hangi memlekettense, o millet galip sayılmalı. Bu, hem daha basit, hem de daha iyi. Burada onların yerine biz dönüşüyoruz." Teklif hoşumuza gidiyor. Derken konuyu değiştiriyor, kışladaki talimlere geçiyoruz. ""
"Onlar onsekiz yaşındaki bizleri yetişkinler dünyasına; çalışma, görev, kültür, ilerleme dünyasına; geleceğin dünyasına ileten yol göstericiler olmalıydılar. Biz zaman zaman, onları alaya aldık, onlara ufak tefek oyunlar oynadık, ama temelde inanıyorduk onlara. Daha geniş bir anlayış, daha insanca bir bilgi, düşüncelerimizde, temsilcileri oldukları otorite kavramıyla birleşiyordu. Şu var ki gördüğümüz ilk ölü, bizdeki şu inancı paramparça etti. Yaşımızın onların yaşından daha saygıdeğer bir yaş olduğunu anladık; onlar bizden sadece laf ebeliğinde, becerikli oluşta üstündüler. İlk yaylım ateş, bize onların yanlışını gösterdi; onların bize öğrettikleri dünya görüşü, bu bombardıman karşısında yıkılıverdi. Onlar hala yazıp söylerken, biz hastaneleri, can çekişenleri görüyorduk; onlar devlete hizmeti en büyük erdem diye nitelerken biz artık ölüm korkusunun daha baskın olduğunu anlamış bulunuyorduk. Ama yine de isyan etmedik, askerden kaçmadık, korkak olmadık. -Bütün bu sözleri onlar öyle bol kullanıyorlardı ki!- Biz vatanımızı onlar kadar seviyor, her hücumda cesaretle ileri atılıyorduk. Ama şimdi ayırtediyoruz; birdenbire görmeyi öğrendik, onların dünyalarında hiçbir şey kalmadığını gördük. Ansızın korkunç bir şekilde yapayalnız bulduk kendimizi; ve bu işi bir başımıza halletmek zorunda kaldık."
10/10
·225 syf.··
Beğendi
·
2016 2. kitabı
Savaş çığırtganlarına zorla okutulması gereken bir kitap. 2. Dünya Savaşı'nı Almanların gözünden anlatan "Unsere Mütter Unsere Vater" adlı mini diziyi de herkese öneriyorum.
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,060 okunma