İçimde öldürdüğün onlarca duygu cesetlerinin arasında yine ben, sen sırtıma bir hançer saplamışken bile ölmeyen aşkımla gözlerine bakmaya utanıyorum.
Öldürmedin beni lâkin buna yaşatmak da diyemezsin.
Yegâne ateşim, güneş doğudan doğuyorsa bu, sen geceleri doğuya yüzünü dönerek uyuyorsun diyedir ve yine güneş batıdan batıyorsa, gökyüzüne sırtını döndün diyedir.
Bilirsin ki cehennemde mührü ateş ile vururlar. Senin güzel ismini benim göğsümün ortasına ateşle vuran tanrıya şükürler olsun, şeytan bile ona olan hayranlığını gizleyememiştir. Ve yine şükürler olsun, ateşi bazen ateşle söndürebilirmişsin. Sen de şafak yıldızım, benim yegâne ateşimmişsin.
Yegâne ateşim, yıldızların üzerimize yağdığı rüyalar gör. Ben ise seni göreyim. Seni göreyim ve şafak söksün öksüz cehennemime.
"Bazen gitmek istersin gidemezsin, kalmak ise her şeyden zor gelir ama bilirsin, onunla olmak cehennem olacak olsa bile, bir adım sonrası kıyamet. Cehennemde yaşamayı kabul edersin de o kıyametin kopmasından ölümüne korkarsın."