Dilber

“… insanın bir başkasından nefret etmesi demek, aslında ona aldırmaması, daha doğrusu ona aldırmadığını bilmesi ve onun sadece dışını görmesi demektir. Bir şey bilmediğinin farkında olmak öğrenme isteğini içerdiğine göre, nefret de sevgiye susamışlıktan başka bir şey değildir.”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Kendimiz için bir güçlüğü seçmek, o güçlüğe karşı kullanabileceğimiz tek savunmadır. Acı çekmeyi kabul etmek budur. Ona boyun eğmek yerine, onu bir sıçrama tahtası olarak kullanmak. Yediğimiz darbenin etkisini denetleyebilmek. Yaradılışları gereği eksiksiz olarak acı çekebilenlerin bir üstünlüğü vardır.Acı şekmeyi etkisiz hale getirmenin, onu kendi yarattığımız, kendi seçtiğimiz bir şey yapmanın yolu ona boyun eğmektir. İntihar etmek için bir gerekçe.”
“Kendi özelliğimizin benliğimize kazandırdığı aldatıcı üstünlükten kurtulmak için öncelikle kendi benliğimizi başkalarının benliklerinden daha önemli saymaktan vazgeçmek; o ağlamaklı kendimize acıma ve her huyumuzun kendi gözümüzde kemirici bir önem kazanması hastalığına son vermek; başkalarına olduğu gibi, kendimize de nesnel bir gözle bakmak.”
“Çekip gidene suç yüklemek onun yok oluşunun acısını dindirmez, ona karmaşık bir nitelik kazandırır sadece.Bizi anlatılmaz bir şekilde incitmiş olması aramızdaki bağların gevşemesini gerektirmez; o andaki yasımıza dinmez bir sızı, çaresiz bir aşağılık duygusu, giderilmez bir kaybın mührünü basar.”
Kötü bir davranış yüzünden pişmanlık duyduğumuzda bizi tedirgin eden, başkalarına verdiğimiz zarar değil, bunun bize getirdiği rahatsızlıktır. (Raskolnikov’u düşün.)