Meşgûfâne

Yunus da bir nice yaşına ermiş, nice makamlara ermiş, tam bir derviş olmuştu. Ama hocasının karşısında kendini ilk günkü kadar acemi, ilk günkü kadar himayeye muhtaç hissediyordu. İsmail'in İbrahim'in bıçağına boynunu uzatışı gibi başını eşiğe uzatmış bekliyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Yaban yolun gözetme, yol evde, taşra gitme Can yolu can içinde, can râzını* can duyar” *râzını: sırrını
“Zahirdeki zıtlıklar aynı kabulle karşılandığında, an “hâl” olduğunda ve kalp doluda da boşta da sükünetini koruduğunda, bunu nur üstüne nur kabul ettiğinde yün hırkaya bürülü kişi aynı zamanda şeref hırkasını giymiş ve kemâle ermiştir.” (Abdülkadir es-Sufi)
“Ben ayımı yerde gördüm, ne isterem gökyüzünde Benüm yüzüm yerde gerek bana rahmet yerden yağar”
Ben aşkından ayrılmayam, dergahından ırılmayam* Bundan dahi gider isem, senin ile varam sana *ırılmayam: uzaklaşmayayım