“Zaman zaman bir kafesin sık demir parmaklıkları arasından bir garip kuş görür gibiyim: Canlı, huzursuz, kararlı bir tutsak kuş var içeride. Bir özgür kalabilse hemen havalanacak!”
“..Ben de şu dakikadan başlayarak var gücümle, cehennemin zeminini döşemeye başlıyorum.”
“Efendim?”
“Yani, taş kadar dayanıklı olduğuna inandığım iyi niyet temelleri atıyorum..”
..Kadınların çoğunlukla pek sakin olduklarına inanılır. Ama, kadınlar da tıpkı erkekler gibi duygu sahibidir. Erkekler gibi onlar da zekalarını, yeteneklerini işletmek için bir uğraş, eylem alanına gereksinme duyarlar. Üzerlerindeki baskı pek ağır, sürdürdükleri yaşam pek durgun olursa acı duyarlar bundan, zarar görürler. Onlardan daha ayrıcalıklı olan erkeklerin “Kadınlar yemek pişirip çorap örmekle, piyano çalıp nakış işlemekle yetinsin,” demeleri darkafalılıktır! Bir kadın geleneklerin kendisi için yeterli saydığı şeylerden daha fazlasını yapmak, öğrenmek isterse onu kınamak, alaya almak düşüncesizliktir.