Sıra sıra ağaçlar vardır. Uykuya yatmış gibi sakin manzaralar. Her yerde hayaleti andıran maviye çalan sabah sisi. Sönük sarı ekim akşamları. Bir rüyada gibi, yavaşça, az engebeli olduğu için çaba harcamadan yürünür oralarda . Solmuş yaprakların hışırtıları çalınır kulaklara .
İnsan beyni ne tuhaf öyle değil mi?
Sevdiğimiz bir insanın söylediği kelime hoşumuza giderken aynı kelimeyi sevmediğimizden duyunca o vakit kelimeler itici gelir. Aslında hikmet kelimelerden ziyade söyleyendedir. Kelimeler ruhsuz bedene benzer kelimelere ruh katan insandır.
O kadar konuştum söyledim de dediklerimi bir türlü yapamadım. Kendi özgür iradeleri ve cahillikleriyle birileri kaderimi yazdı payıma yaşayamamak , nefes alamamak düştü. Şimdi her şeyin farkına vardım, büyüdüm ama beynime bilinçaltıma sözüm geçmiyor . İradem dahilindeki kaderime elimi uzatıyorum dokunamıyorum. Çaresizlik içinde sıkışıp kaldım. Ruhum paramparça oldu. İnsanın bilinçaltını temizlemesi yeniden yazması o kadar zor ki . Söylenecek çok şey varsa işte orada kelimeler kifayetsiz kalır. Size tavsiyem bir çocuk yetiştirecekseniz eğer psikolojik gelişimini göz ardı etmeyin. Gerekirse destek alın , kitaplar okuyun. Çocuklarınızı cahilliğe kurban etmeyin.