Ammaann Yarabbii bu nasıl bir kitaptı böyle. Yazarın zekasına hayran kaldım.Yorumlamaya nerden nasıl başlasam bilemiyorum. Yazımın başında da belirteyim SPOİLER içerebilir.
Adam Fawer’dan okuduğum ikinci kitap. Geçen sene de Olasılıksızı okumuştum onu da çok beğendiğim için bu kitaba da şans vermek istedim ve iyiki okumuşum dediklerim arasına girdi. Başlarda okurken biraz bağdaştırma anlayamama sıkıntısı çektim çünkü çok fazla karakter ve fazlaca “an” lar vardı ancak ilerledikçe birleşiyorlar o yüzden biraz istikrarlı okumak gerekiyor. Yine yazarın ilk kitabındaki hissettiğim bir duygu da kitabı okurken aşşırı beyin gerektirmesi:D Şaka bir yana gerçekten temiz kafa ile okunması gerekiyor dediklerini anlamak ve kafada oturtmak için biraz düşünerek okumak lazım o yüzden kitabı finallerimin bitişine getirdim:D
Kitabın başları beni biraz sıktı hatta kendimi biraz zorladım ancak son 200 sayfa aktı gitti gerçekten en heyecanlı kısımlar da onlardı. Hele son 50 sayfalar da artık sonu ne olacak diye yerimde duramadım. Beni şok eden yer SPOİLEEERR ALARMMII Valentinus’un gerçek kimliği şok oldum neden aklıma gelmedi Jill’in olabileceği anlamıyorum ben tamamen kafama kodlamışım yakışıklıysa ve enkaz altında bulunan çocuksa Charlie diye aklımdan asla geçmemişti. Birde diyorum bu çocuğun derdi ne dinle Jill’in olması tüm parçaları oturttu. Onun dışında Charlieden daha çok bahsedilir sanmıştım ancak pek değinilmedi. Herkes de patır patır öldü mübarek. Stevie ise tam bir renk kaynağıydı karakter en ciddi anda bile şaka ile ortamı yumuşatacak tip sevdim. Sadece son tam bir son gibi gelmedi yani o acı dehşet içinde felç kurtulan Zinser’e şaşırdım ve organizasyon yine onların peşinde bildiğim kadarıyla bir devam kitabı da yok açık uçlu bitti sanki. Yine de çok beğendim film gibi