Filistin bir bütün olarak İslam toprağıdır. Geçmişte bir dönem israiloğullarının bu topraklarda devlet kurmuş olmaları oranın "İsrail" olduğunu göstermez. Bugünkü Siyonistlerin kendi atalarına ait olduğunu iddia ettikleri söz konusu devlet aslında tevhid inancına göre kurulmuştu ve bu inancın o günün insanlarına tebliğ edilmesi görevini üstlenmiş olanlar tarafından yönetiliyordu. O devleti yönetenler, bu yoldan sapmaları üzerine kendi içlerinde bölünme yaşamış sonra da çok geçmeden tamamen dağılmışlardır ve devletleri de tarihe karışmıştır. Dolayısıyla bu devletin o topraklar üzerindeki hakimiyeti çok kısa sürmüştür. O hakimiyetin de önemli bir kısmını tevhid inancına göre sürdürülen yönetim biçimi oluşturduğundan bugünkü Yahudiler o yönetimin mirasçısı olduklarını söyleyemezler.
Kademeli bir meşrulaştırma süreci devriye sokulmuştur. Peki neden meşrulaştırma? Çünkü ortada meşru olmayan bir hakimiyet ve işgal var. O da "İsrail" denen sultadır. Bu itibarla İsrail orada bir toprak parçası değil meşru olmayan bir sulta ve işgaldir. Çağdaş emperyalizmin oyunlarıyla bir hançer gibi İslam aleminin bağrına saplanmış olan İsrail'in bir takım uluslararası kararlarla "resmi"leştirilmiş olması Filistin topraklarının statüsünü ve tarihi kimliğini değiştiremez.
BM kararında, Filistin toprakları İsrail ve Filistin olarak paylaştırıldı. Daha sonra kademeli bir şekilde Filistin toprakları daraltılıp "İsrail" olarak gösterilen bölge genişletildi.
Filistin'i kuşatan Arap ülkeleri 1967 Haziran Savaşı'nda siyonist terör devletiyle göstermelik yeni bir ihanet savaşına girerek Filistin'in kalan bölgelerini de siyonistlerle teslim ettiler. Böylece bugün Filistin olarak bildiğimiz toprakların tamamı siyonist terör devletinin işgali altına girmiş oldu.