• Görünmezdir bir yarım
    kendime,
    içimdeki
    her şeye bir örtüdür tenim.
    Gözlerim yıldızları görür de
    göremez zihnimi.
    Düşündükçe daha da
    yabancılaşırım kendime.
    İçgörü içimin yarı körü:
    Nerededir benin özü?
    Neler var içimde
    görülmemiş, söylenmemiş?
  • 240 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Okurken elimden düşüremediğim, kitabın sonuna geldiğimde neredeyse bir post-it bitirdiğim ve her bir sayfasında kendime çeşitli “içgörü ve dışgörü“ katmamı sağlayan muhteşem bir kitapla karşınızdayım.. Eğer siz de hayal ettikleriniz ile önünüzde beliren yollarınızın bir türlü kavuşmadığını düşünüyorsanız sanırım sizin de ihtiyacınız olan kitap şu anda #bozukpusula  :) Bu sebeple eseri hayatıma kazandıran Sevgili Ali Bahtiyari’ye çok teşekkür ediyorum
    .
    Kitaba başladığınız andan itibaren birden çok karakteri tanımaya, bu karakterlerin özelliklerini, huylarını öğrenmeye; psikolojik taraflarıyla birlikte aslında her birey için değerli köşe taşlarını oluşturan, “o” değerleri görmeye başlıyorsunuz. Her bir karakterin hikayesi bir ötekinin hikayesine bağlanıyor ve kendinizi birbirine bağlanan 6 hikayeyi yaşarken buluveriyorsunuz. Yazar; kurgusu ile insanı etkileyen, yeri geldiğinde ise sarsan çok güzel bir eser ortaya çıkarmış. Kitap içerisinde bazen kendinizin farkına varabileceğiniz, bazense etrafınızı farkına varmanızı sağlayan bir dolu güzel tespit, bir dolu felsefi dokunuş barındırıyor.. Okudukça bitmesini istemediğim kitaplardan biri oldu Bozuk Pusula, özellikle kitap içerisindeki karakterlerden biri olan Kanasta’nın bölümü hiç bitmesin istediğim kısımlardan biriydi.. :)
    .
    Bozuk Pusula her bir hikayesiyle özellikle bir insanın karakteri hakkında hüküm verebilmek, davranışlarını anlayabilmek için en doğru değerlendirmenin ancak o insanın hayatının bütüncül bir tavırla, dikkatle ve akılcı bir biçimde ele alınmasıyla mümkün olabileceğini bir kez daha göstermiş oldu bana.. Bir de herkesin kuzeyinin başka yönde olduğunu..
    .
    Sanırım kitaptaki en sevdiğim kısımlardan bir diğeri de Nazım Hikmet’in bir rubaisinin geçtiği;
    “Öptü beni, bunlar kainat gibi gerçek dudaklardır, dedi. Bu ıtır senin icadın değil, saçlarımdan uçan bahardır, dedi. İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde; körler onları görmese de, yıldızlar vardır, dedi” kısmıydı… Hayatın tümdengelim değil aslında bir tümevarım kümesi olduğunu hissettirmedi mi size de ?
    .
  • 328 syf.
    KENDİNİZİ TANIMAYA CESARETİNİZ VAR MI???

    İNSAN BİYOPSİKOSOSYAL BİR VARLIKTIR!!
    Bu tıp fakültesinde bize verilen ilk dersti.

    Şüphesiz Alfred Adler bunu en iyi anlatan insanlardan birisi. Kurduğu 'Bireysel Psikoloji' ekolü ile hem çağdaşları arasında hem de günümüzde kesinlikle önemi yadsınamayacak bir bilim insanı.

    Kitabı okurken, İnsan çocukluk doneminden itibaren ailesi, çevresi, toplumun iç dinamikleri ile nasıl bir etkileşim içinde bulunur, toplumdan uzak kalarak tam anlamıyla hayatın amaç ve anlamlarına ulaşabilir mi? gibi sorularla hayata karşı bir bakış açısı kazanıyoruz.

    İnsandaki olumlu veya olumsuz olarak nitelendirdiğimiz bütün özelliklerin, davranışların -gizli kalmış bilinçaltına yerleşmiş oradan da ancak toplum yardımıyla çıkabilen davranışlar- sebeplerini görüyoruz ve anlamaya çalışıyoruz.

    Bunu da çok kolay anlıyoruz aslında. Çünkü etrafımızdan örnekler düşünüyoruz Adler ile birlikte. Yakınımızdaki insanlarla olan ilişkilerdeki çözemediğimiz birçok davranışın altta yatan sebeplerini anlamaya çalışıyoruz. Başta kendimizi anlamaya çalışıyoruz aslında. Hatta Adler bize bunu ateş edermiş gibi anlatıyor sağolsun. ( İnsanın gururuna dokunmuyor değil acaba gerçekten böyle miyim sorusu :) )

    İnsanın içinde olan bütün kötülükleri, iyilikleri, tartışma sevdasını, kabullenmeme duygusunu, hayat amacımız olan saygınlık,üstünlük çabamızı buna leke sürdürmemek için herşeyi yapabilecek olan impulsif davranışlarımızı çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Kendimizin farkına varıyoruz ve böylece içgörü kazanıyoruz. Etrafımızın da farkına varıyoruz ve böylece de dışgörü kazanıyoruz.

    Şu an için söyleyebileceklerim bu kadar. Daha nasıl anlatırım yazıya dökerim bunun için çok acemiyim ama bu ve böyle kitaplar insanın gururuna dokunsa da okunmalı..

    Herkese iyi okumalar,,,