Friedrich Nietzsche, insanın kendi değerlerini yaratma gücüne inanır. Ona göre Tanrı’nın ölümü, insanların artık dışsal bir otoriteye — dine, geleneklere ya da mutlak doğrulara — dayanamayacağı anlamına gelir. Bu, hem bir kriz hem bir özgürlüktür. Çünkü artık insan, kendi anlamını kendisi yaratmak zorundadır.
Nietzsche şöyle der:
“İnsanın büyüklüğü, bir amaç değil, bir köprü olmasıdır.”
Yani insan, “üstinsan”a giden yolda bir geçiştir. Kendi sınırlarını aşmaya çalışan, güç istencini takip eden bir varlıktır. Ama bu güç, başkalarını ezmek değil; kendini aşmak içindir.
Ona göre hayatın anlamı, dışarıdan verilmiş bir gerçeklikte değil, bizim onu nasıl yaşadığımızda saklıdır. Acı da, yalnızlık da, kaos da hayatın içindedir; ama biz bunlarla dans etmeyi öğrenirsek, hayata “evet” diyebiliriz.
Kısacası Nietzsche’nin felsefesi bize şunu söyler:
Anlam, hazır bulunmaz; yaratılır. Ve onu yaratacak olan sensin.