OKUMAYI SÖKEN ÇOCUK
Kendisini dinlemeyi sevdiğim hocanın yeni yazdığı, okumaya yeni başlayan yavruların keyifle okuyacağı kitapla geldim.
Çocukların anlayacağı basit bir dille yazılmış olası, resimlerin güzelliğiyle birleşince harika bir kitap olmuş.
Eminim okuyan kuzular çok sevecekler.
Okumayı yeni öğrenen kahramanımızın anneannesi tam bir örgü makinesi.
Hatta adına Bayan Çokören diyorlar.
Kendisi aklınıza gelen her şeyi örüyor.
Market poşeti, sokak lambasına nazar boncuğu, çanta, kalemlik, kitap kılıfı hatta harfleri ve kelimeleri bile örüyor.
Kahramanımız okumayı nasıl sökeceğini bilmiyor ve bir gün bunun için anneannesini yerinden kaldırmaya çalışıyor.
Anneannesi koltuğundan kaldırmayı başarmış mı?
Kahramanımız okumayı nasıl sökmüş? hikayemizde okuyoruz.
Yavrularımızın tertemiz dünyalarıyla mecaz anlam kullandığımız kelimeleri nasıl anladıklarını okuyup, bu hikayeyle gerçek anlamı ve mecaz anlamı da öğrenmelerine katkı sağlayacak.
Okumayı söken bütün kuzulara tavsiyemdir.
BİR HAYALİN ARDINDA
Bir solukta okuyabileceğiniz, yazarımızın anlatmak istediği duyguları iliklerinize kadar hissedeceğiniz yarım kalmış bir aşk hikayesiyle geldim.
Yıllar önce iki sokak arayla bir mahallede oturan Sümeyra ve Burak'ın yolları Almanya'da kesişir.
Henüz ikiside öğrencisidir.
Yeni yerler görmeyi ve gezmeyi seven çiftimizle gezdikleri yerlere, yaşadıkladı anılara şahit oluyoruz.
Tam mezuniyet yaklaşırken amansız hastalık kapıyı çalar ve Sümeyra ebedi hayata gider.
Burak'ın yaşadığı ayrılık, hissettiği kocaman boşluk ve çaresizlik okurken bize de aynı duyguları hissettiriyor.
Ölüm heran yanımızda olduğunu unutarak yaşadığımızı sorgulatıyor.
Bir solukta okuyacağınız bu kitap tavsiyemdir.
Duyguları okurken hissettiren @m.tarikkoc yazarımızın kalemine sağlık.
#alıntı
Kozası içinde sıkışan ipekböceği gibi kelebek oluncaya, o ruhu teslim edinceye dek, bu hayatın sadece posasınj bırakıyordum geri kalan herkese, onun dışında her şeye.
Her şey bir tür kurguydu; ölüm rolünü yapıncaya kadar, içinde katıksız zevk ve eğlencenin olduğu amansız bir sonsuzluktu.
İnsan tek bir koca ağaca benzer.Ağacın boyu uzadıkça daha net görülür ki olgunlaşan meyvelerin dışında çürüyüp kuruyan, pörsüyüp bodur kalan taneler olur, dalların uçlarındaki taze filizlerin tümü olgunlaşıp yeni sürgün veremez.
Ölüm, kor ateş gibi yüreklere düştüğünde yeniden doldurulmask çok zor bir krater açıyordu.Ölüm ateşti.
Düşler alemimden fırlayıp gelmiş bir kahramanı benzeyen yaşlı kadın, çıktığın bu serüvenin mimari gibi elimden bütün yaşattıklarının ücretini alıver yordu