Sevgili Sally,
Sana bu mektubu son kitabını okuduktan sonra yazıyorum. Aynı yaştayız, sen Dublinde doğmuş çok iyi bir eğitim almış ve 31 yaşına gelene kadar 3 roman yazmış çok mu çok ünlü,başarılı bir kadınsın. Yazdigin 3 romanı da okumuş bulundum. Herkes çok beğeniyor seni:durağan,oldukça sıradan şeyleri çok güçlü bir gözlemle çok güzel bir dille yazıyormuşsun. Oyle diyorlar. Gerçi sen daha iyi bilirsin, sevilip basarili bulunuyorsun işte kısaca. Eserlerinde y kuşağının bunalımlarını anlatıyorsun ya Bu nerenin y kuşağı? Turkiyedeki y kuşağına hiç benzemiyor da. Sakın karkaterlerini anlamaya çalışmadığımı düşünme. Herkesin bunalımına saygım sonsuz. Ama bu kahramanların biraz fazla alınganlık göstermiyor mu sence de hı? Hepsi iyi kötü kendi ayakları üstünde duruyor, çalışıyor, ailelerinden bağımsız kendi hayatlarını yasiyor, partiliyor, sinirsiz içiyor ve cinsel ilişkiye giriyor. Bak bunlar bu topraklarda hayal biliyor musun? Bu ülkedeki y kuşağının hayatlarini anlatsam korkarsın.
Ben de seninle aynı yıl ancak farklı yerde,Turkiyede doğmuşum. Kendimce alabileceğim en iyi eğitimi aldım, kendimi geliştirmeye devam ediyorum, senin kadar kültürlü değilim ancak bu kadar oldu burada. Inan burda bu bile sınıfsal. 31 yaşına girmeye sayılı günler kala küçük bir yerde öğretmenlik yapmaya çalışıyorum. Tatil planım yok, istediğim gibi bir hayat değil kesinlikle yaşadığım ancak şikayet etsem ağzıma vururlar çünkü yaşadığım bu hayat pek çokların, binlerce kişi eder, hayalinden de öte. Parti marti, yok oraya yok buraya boşalayım mi diyen ama yine de ne olduğumuzu bilemedigim bir ilişki falan, sadece gülüyorum. Fıkra olarak anlatılır yalnızca benim hayat sınırlarımda bunlar ya da işte romanlarda falan okurum anca.
Tüm bunlardan sonra senin yazdigin hiçbir şeyi beğenmediğimi