Dikkat çekici kapağı ve ismi sayesinde (tabii ki Booker adayı
olmasının da payı büyük) edindim bu muhteşem kitabı. Size 10 farklı hikaye sunuyor yazar. Her bir hikaye tahmin edilebilirliği düşük, fantastik ve beklediğimden daha da ürpertici aslında. Cidden korku filmi falan izlemeyi hiç sevmem ama okumayı o kadar sevdim ki yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Çoğu hikayeyi okurken yüzüm ekşidi ve çok yoğun bir tiksinti hissettim. Daha önce bir kitabı okurken yaşamadığım bu farklı ve yoğun duygular kitabın içine beni öyle bir çekti ki “Kafa” hikayesindeki gibi ilerledikçe vücut buldu adeta okurken ki tüm hislerim. Hikayelerin sonunda ne olacağı intikamın soğuk mu sıcak mı yenen bir yemek olduğu, haksızlığa uğrayanın günün birinde haklı tarafta sayılıp sayılamayacağı ya da bu robotlar dünyayı ele geçirecek mi diye birbirinden farklı bir sürü “tilki” dolanıp durdu kafam da! (Neyseki tavşan bir lambam yoktu yanı başımda). Kesinlikle tadına doyamayacağınız bir eser en azından ben keşke bi on hikaye daha olsaydı dedim kendi kendime hiç sıkılmadan okurmuşum.