"Gerçekliği, fantastiğe ulaştığı noktada seviyorum," diyor kendisi, "zira benim için gerçeklikten daha fantastik ve beklenmedik, hatta inanılmaz ne olabilir ki?"
[...] insanların bütün bu birbirinden farklı, yüzlerce çeşitlilik gösteren kaderleri sonuçta tek ve aynı kaderdir. Hepsi de tek bir deneyimin varyasyonlarını yaşarlar: İnsan haline gelmenin.
Hiçbir şeyin insafsız olmadığı, her uçurumdan bir kurtuluş yolunun olduğu, her mutsuzlukta hala bir esrimenin mümkün olduğu, her çaresizlikte hala bir umudun bulunduğu bir dünya varsa eğer, bu tam da onun dünyasıdır.