Gerçek zenginliği soruyorsanız kimse bilmiyor, ama gerçek zenginliğimiz peşinden koştuklarımız değil, peşinden koşarken kaybettiklerimizdir. Bizler bir mana arayışında tüm manaları kaybeden boş ruhlarız.
Şimdi romantizm üzerine güzel denemelerimiz var, güzel sevgi hikayelerimiz var, anılarımız var, şimdi olup biten, hızlı tükenen, artık açlık çekmeden kendisini hemen doyuran aşklarımız var, doygunluktan öte olmayan duygularımız var.
Sevmenin tehlikeye atıldığı günler geride kaldı, tehlikeye zaman bile yok artık.
Bir zamanlar aşk tehlikenin kendisiydi, şimdi aşk için hiçbir tehlike yok, çünkü artık kısa ömürlü.
Nedenler bitti, sonuçlar önem kazandı. İçgüdüler duyguları deforme etti, öyle acıya eğilimli günler de kalmadı. Güçsüz kaldı insan her yönden, sevgiden, aşktan. Güzel nimetleri mahvetti insan, kader deyip şimdi geçti köşesine.
Şimdi köşeye geçenlerin trajedisi sergileniyor.
Açık gözle bakmak mubah!
Modern dünyadaki ilk ruhsal ilaç, insanın aynaya ve kendine bakmasıdır. Kendi yerini ve tımarhanesini, yalnızlığını, gerçeklerini bilmesidir, deli olduğunu kabullenmesidir. Bunun dışındaki her kaçış yine kendini arayıştır.